Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/10817 E. 2024/16951 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10817
Karar No
2024/16951
Karar Tarihi

BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/261 E., 2021/336 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : Konut dokunulmazlığının ihlâli, tehdit HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I) Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hüküm fıkrasında sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmdaki suç ve cezanın "Mühhasıran Esrar Elde Etmek Amacıyla Kenevir Ekmek suçundan verilmiş 6.000,00 TL adli para cezası" yerine "resmi belgede sahtecilik suçundan verilmiş 1 yıl 8 ay hapis cezası" olarak belirtilmesi ile şikâyetçi beyanına göre "06.07.2014" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "14.07.2014" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olarak kabul edilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II) Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 116/1. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun şikâyete tabi olduğu ve şikâyetçinin hükümden sonra sunduğu 04.11.2024 tarihli dilekçesi ile şikâyetinden vazgeçtiğini bildirdiğinin anlaşılması karşısında, sanığa şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2. Kabule göre de; a) Hüküm fıkrasında sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmdaki suç ve cezanın "Mühhasıran Esrar Elde Etmek Amacıyla Kenevir Ekmek suçundan verilmiş 6.000,00 TL adli para cezası" yerine "resmi belgede sahtecilik suçundan verilmiş 1 yıl 8 ay hapis cezası" olarak hatalı yazılması, b) Şikâyetçi beyanına göre "06.07.2014" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "14.07.2014" olarak yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/10817, K. 2024/16951, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-10817-e-2024-16951-k-15ce0ebaa9f5