Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/10145 E. 2025/6778 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10145
Karar No
2025/6778
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2880 E., 2020/2414 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I.Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 17.12.2020 tarihli ve 2019/2880 Esas, 2020/2414 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 143 ve 62.maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildiği , sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 62.maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurunun esastan reddine karar verildiği, hükmün temyizi kabil olduğu anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında şikâyet dahi bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli kararının gerekçe bölümünde ''..suç tarihinde (05/06/2017) Ankara'da yaz saati uygulamasına göre güneşin 19:88'de battığı, TCK'nın 6/1-e maddesi gereğince geceden sayılan zaman diliminin ise, 21:18'de başladığının anlaşılması karşısında;'' gerekçesiyle suçun gündüz sayılan zaman diliminde işlendiği belirtilmiş ise de, suç yerinin Kayseri olduğu ve suç tarihinde Kayseri'de gecenin saat 21.04'te başladığı anlaşıldığından, bu husus bozma sebebi yapılmamış, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2010 tarihli ve 2010/264 Esas, 2010/675 Karar sayılı ilâmında, sanık hakkında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması; Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına ve yerine "Sanığın Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/264 esas 2010/675 karar sayılı ilamındaki tehdit suçundan verilen 2 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin yazılmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/10145, K. 2025/6778, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-10145-e-2025-6778-k-13ac06993362