Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/10047 E. 2022/18675 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10047
- Karar No
- 2022/18675
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu malına zarar verme, suç üstlenme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1-) Sanık müdafiinin suç üstlenme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında TCK’nın 270. maddesinin uygulanması sırasında hapis cezasının adli para cezasına çevrilirken kanun maddelerinin mahallinde ilavesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde adli para cezasının ertelenmesine karar verilmemesine rağmen “cezanın ertelenmiş olması dikkate alındığında hakkında 53/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” ibaresine yer verilerek hükümde çelişki yaratılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasındaki ‘cezanın ertelenmiş olması dikkate alındığında hakkında 53/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına’ ibarelerinin çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-) Sanık müdafiinin trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve kamu malına zarar verme, şikayetçi kurum vekilinin kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan şikayetçi İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, yapılan eksikliği giderme işlemi üzerine şikayetçi kurum vekilinin 13.09.2022 tarihli dilekçesi ile yalnızca kamu malına zarar verme hükmünü temyiz ettiği anlaşılmakla, şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; a-) Kamu malına zarar verme suçuna ilişkin olarak, şikayetçi kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle, CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması, b-)24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile düzenlenen 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesindeki "Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK'na eklenen geçici 5/1-d maddesi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Hükümden sonra, 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile yukarıda anılan geçici madde 5/1-d'de yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin, bilahare 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı iptal kararı ile de yukarıda anılan geçici madde 5/1-d’de yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin aynı bentte yer alan, “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olması nedeniyle, temyize konu ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren, TCK’nın 179/2-3. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden, aynı Kanun’un 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, şikayetçi kurum vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.