Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9620 E. 2023/3839 K. – Suç Eşyasının
Konu: Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9620
- Karar No
- 2023/3839
- Karar Tarihi
- Konu
- Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/502 E., 2016/423 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2014 tarihli ve 2014/11405 Esas sayılı iddianamesi ile, müştekinin işyerinde soyunma odasında bıraktığı pantolonun içinden 70,00 TL ve cep telefonunun çalındığı, TİB kayıtlarına göre telefonun çalındıktan sonra 24.01.2014 tarihinde ilk kez sanık tarafından kullanıldığı iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 116/2, 53, 58. maddeleri uyarınca hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2014/502 Esas, 2016/423 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ek savunma hakkı verilerek suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı Kanun'un 165/1, 62, 50/1, 52, 51. maddeleri uyarınca erteli 5 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; telefonun çalındıktan 3 gün sonra sanık tarafından 2 dakika içinde 4 kez kullanıldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mahkemece; müştekinin işyerinden çalınan cep telefonunun çalınmasından sonra ilk kez 24.01.2014 tarihinde A.G.adına kayıtlı ancak sanığın kullandığı telefon hattı ile kullanıldığı, sanığın suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu işlediği kabul edilmiştir. 2. Sanık aşamalardaki savunmalarında, müştekiyi tanımadığını, hırsızlık yapmadığını, telefon alacağı zaman eski garaj civarındaki seyyar satıcılardan aldığını, kendi hattını takarak deneme yapmış olabileceğini savunmuştur. 3. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'ndan (TİB) gelen cevabi yazı ekindeki "numara/imei kullanımı"na ilişkin kayıtlarda, suça konu cep telefonunu 24.01.2014 tarihinde çalındıktan sonra ilk kez sanığın kullandığı, kullanımın aynı gün 13.16, 13.17, 13.17 ve 13.18 saatlerinde 4 kez olduğu, ardından 29.01.2014 tarihine kadar kullanılmadığı ve bu tarihten itibaren de beraat eden sanık Ş.U. tarafından kullanılmaya başlandığı tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1.O yer Cumhuriyet savcısının suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin temyiz sebepleri yönünden; sanığın savunmasında ifade ettiği şekilde çalınan cep telefonunu 24.01.2014 günü 13.16, 13.17, 13.17, 13.18 saatlerinde olmak üzere iki dakikalık zaman aralığında 4 kez kendisinin kullandığı SİM kart ile kullanmış olması, bunun dışında başkaca bir kullanımının bulunmaması, kullanım süresinin savunmasını teyit eder şekilde kısalığı, deneme amaçlı kartını takmış olabileceği şeklindeki savunmasının aksine mahkûmiyetine yeterli delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmuştur. 2. Kabule göre de; 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hüküm bu nedenle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2014/502 Esas, 2016/423 Karar sayılı kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.