Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9303 E. 2023/3512 K.
Konu: Karşılıksız Yararlanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9303
- Karar No
- 2023/3512
- Karar Tarihi
- Konu
- Karşılıksız Yararlanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/231 E., 2016/264 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kozluk Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.04.2016 tarihli ve 2016/201 Esas numaralı iddianame ile; "28.10.2015 günü sanığın ikâmetinde yapılan kontrollerde harici faz (hat) çekmek sureti ile kaçak elektrik kullandığı hususun tespit edildiği" iddiasıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3 ve 53/1. maddeleri gereğince karşılıksız yararlanma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Kozluk Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/231 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında; karşılıksız yararlanma suçundan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; "eksik araştırma ve inceleme neticesinde mahkûmiyet yerine beraat kararı verildiğine" ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında, 28.10.2015 tarihli tutanak ile sayaç harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğinden karşılıksız yararlanma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; olay tarihindeki sayaç ile keşif günündeki sayacın aynı sayaç olduğu, tutanak tarihinden önceki ve sonraki tüketimlerin kıyaslanmasında farklılık bulunmadığı, meskendeki kurulu güç ile tüketim ekstresinin kıyaslanmasında kurulu gücün tüketilebilecek tüketimlerin ekstresine yansıdığının belirtildiği ve bu suretle kaçak kullanım olduğuna dair delil bulunmadığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Sanık üzerine atılı suçlamayı inkâr etmiş, 13.05.2016 tarihli keşif tutanağı ve 27.05.2016 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Sanık hakkında olay günü ikametinde yapılan kontrolde harici faz (hat) çekmek sureti ile kaçak elektrik kullandığına dair tutanak düzenlendiği, her ne kadar, 27.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda, olay tarihindeki sayaç ile keşif günündeki sayacın aynı sayaç olduğunun, tutanak tarihinden önceki ve sonraki tüketimlerin kıyaslanmasında farklılık bulunmadığı belirtilmekle beraber, tutanak tarihinden önce aylık tüketim 65 kw/h olmasına rağmen, tutanak sonrasında bu tüketimin aylık 114 kw/h olduğunun, dolayısıyla tutanak sonrasında tüketimde belirgin bir artış olduğunun anlaşıldığı, sanığın savunmasında kendisinin böyle bir hat çekmediğini savunması karşısında, tutanak düzenleyici tanıkların, tutanak tarihinde sadece harici hat ile bu hattan gelen enerjinin kullanılıp kullanılmadığı, ayrıca müdahaleli ve müdahalesiz sayaçtan geçen bir enerjinin olup olmadığı, hem harici hat ile kullanım dem de bir şekilde sayaçtan geçerek kullanım birlikte mevcut ise, tutanak tarihinde bu kullanımın hangi cihazlara yönelik bir bağlantısı olduğuna dair bir bilgilerinin mevcut olup olmadığı, harici hattın bağlanış şekli, nereden çekildiği, dışarıdan bakınca kolayca anlaşılıp anlaşılmadığı, ustalık gerektirip gerektirmediği hususlarında beyanlarının alınması, aynı konuyu içerecek şekilde bilirkişiden ek rapor alınarak; sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğunun tespiti halinde, sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması, kovuşturma aşamasında ise, katılan kurumun vergili ve cezasız zarar miktarının bilirkişi aracılığıyla tespit edilmemesi karşısında, bilirkişiden ek rapor alınarak katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek kurum zararı tespit edilerek, bilirkişi tarafından hesaplanan zararın makul süre içerisinde giderilmesi halinde 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden hakkında düşme kararı verileceğine dair sanığa ihtaratta bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kozluk Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ve 2016/231 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.