Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/21510 E. 2025/902 K. – Hırsızlık, Konut
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının İhlâli
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21510
- Karar No
- 2025/902
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığının İhlâli
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/940 E., 2019/362 K. SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, gerekli incelemeler yapılmadan, uzlaştırma süreci gerçekleştirilmeden suçun oluşmadığına ve şikayetin bulunmadığına, dair somut delil niteliği taşıyan şikâyetçi beyanı değerlendirilmeksizin sanık hakkında ceza verilmesine yönelik karar tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine, sanığa atılı suçlama atfı cürüm niteliğinden öteye geçmeyecek kadar soyut ve dayanaksız gerekçelere bağlı olarak yapıldığına, sanık ...'nin temyiz isteminin, atılı suçu işlemediğini, motosiklete merakından dolayı bindiğini ancak çalmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezaların alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği hâlde sanıkların savunmasının müdafiisi hazır edilmeden alınıp yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 7 Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.