Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/21065 E. 2024/16385 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21065
Karar No
2024/16385
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2669 E., 2019/613 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, beraat kararı verilmesi nedeniyle sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine; katılan vekilinin temyiz isteminin, eylemi suç teşkil eden sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep ettiğine lişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Tüm dosya içeriğine göre; sanığın, katılanın sahibi olduğu otelden çekilen elektrik hattı ile aydınlatılmakta olan alt geçitteki elektrik iletim hattından kablo çekerek kendi iş yerinde sahibinin rızasına aykırı olarak elektrik kullanması şeklindeki eyleminin; sanık ile katılan arasında abonelik ilişkisi kurulması mümkün olmadığından 5237 sayılı Kanun'un 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunu oluşturmadığı gibi, ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerjinin de taşınır mal sayılacağına dair 5237 sayılı Kanun'un 141/2. maddesinin de 6352 sayılı Kanun'un 105. maddesi ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle hırsızlık suçunun da oluşmayacağı ve eylemin hukukî ihtilaf niteliğinde olduğu anlaşıldığından, Tebliğnamede'ki bozma düşüncesine iştirâk edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h. maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Hüküm tarihine göre 1.362,00 TL maktu vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/21065, K. 2024/16385, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-21065-e-2024-16385-k-4f5b86c51f95