Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10249 E. 2025/2049 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10249
- Karar No
- 2025/2049
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/ 2240 E., 2020/ 346 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 335.360,00-TL maddi, 2.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10.900 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca manevi tazminatın yetersiz olduğu gerekçesi ile bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ve saire ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bursa 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/159 Esas - 2018/134 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 05.10.2016-20.02.2017 tarihleri arasında 138 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.09.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı-tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, kamu görevlisi olarak çalışmaktayken 19.07.2016 tarihinde açığa alınıp, tutuklu iken görevinden 29.10. 2016 tarihinde ihraç edildiği, 01.03.2017 de emekli aylığı bağlandığı, belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Meslekten ihraç edildiği tarihe kadar kesintili dahi olsa maaş ödemesi alan ve kamu görevlisi sıfatı devam eden davacının belirtilen bu dönem itibariyle bir maddi zararından söz edilemeyeceği, ihraç edildiği tarihten sonraki dönem için ise vasıfsız işçi gibi değerlendirilmek suretiyle aylık net asgari ücret üzerinden tazminatının hesaplanması gerekeceği, emekli olduğu dönem itibariyle de aynı biçimde uygulama yapılması gerektiği nazarı dikkate alınarak, (29/10/2016-20/02/2017 dönemi esas alınarak yapılan hesaplamaya göre maddi tazminat miktarı 5.092,76TL ve faiz başlangıcının da meslekten ihraç tarihinden bir gün sonrası olarak, manevi tazminat miktarını 15.000 TL ve vekalet ücretini 2411,13 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacının kamu görevlisi olarak çalışmaktayken 19.07.2016 tarihinde açığa alındığı, tutuklu iken görevinden 29.10. 2016 tarihinde ihraç edildiği, kendi isteği ile emekliye ayrılarak 01.03.2017 de emekli aylığı bağlandığı, son maaşını ekim 2016 'da aldığı, son maaşının 15.10.2016-14.11.2016 arasındaki süreleri kapsadığı, davacı lehine hükmedilecek tazminat hesabının 15.11.2016 ile tahliye tarihi olan 20.02.2017 arasındaki süre için hesaplanması, faizin de 15.11.2016 tarihinden başlaması gerektiği gözetilmeden davacı lehine fazla maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz isteminin reddine; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.