Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20901 E. 2023/9533 K.

Konu: Karşılıksız Yararlanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20901
Karar No
2023/9533
Karar Tarihi
Konu
Karşılıksız Yararlanma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2275 E., 2018/1783 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeni hüküm tesisi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk derece mahkemesince sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. maddesi gereğince 6.000,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince duruşma açılmak suretiyle ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanık hakkında düşme kararı verildiği anlaşılmakla, hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, bilirkişi raporunda zararın eksik hesaplandığına, zararın daha önceden karşılanması için bir çaba sarf edilmemesine rağmen istinaf sürecinde giderildiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere göre yapılan incelemede; 6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda, kovuşturma aşamasında bilirkişinin düzenlediği raporda vergisiz ve cezasız kurum zararının hesaplandığı, sanığın ise kuruma hesaplanan bu bedeli ödediği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince sanığın 'vergisiz ve cezasız' zararı ödediği kabul edilerek davanın düşürülmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararının yeniden bilirkişiye hesaplattırılıp, yukarıda izah edilen şekilde sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/20901, K. 2023/9533, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-20901-e-2023-9533-k-2108d5e9fcfe