Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/19885 E. 2025/7093 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19885
- Karar No
- 2025/7093
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/20 E., 2018/742 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, diğer sanık ...'in samimi ikrarda bulunarak suçu işlemiş olduğunu kabul ettiği savunmalarında, suçu işlemesi için kendisini sanık ... ve kovuşturması çocuk mahkemesinde yürütülen ...'in zorlaması ile yaptığını açıkça beyan ettiğine, sanık ...'nin ikrarda bulunan diğer sanık ...'in arkadaşı olduğu göz önüne alınarak bir insanın hiç bir suçu olmadan kendi arkadaşını suça ortak etmeye çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağına, bu nedenle sanık ...'in beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, Yerel Mahkemenin vermiş olduğu TCK'nın 38. maddesi delaleti ile sanığın cezalandırılmasına ilişkin kararın yerinde olduğuna, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nce verilen beraat kararının hukuka ve yasalara aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, iddianame ve ilk derece mahkemesi kararı ile sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek hırsızlık suçu ve bu suç ile birlikte işlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye farklı gerekçe ile uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararının temyiz dışı sanık ...'e sirayetine, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.