Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/19440 E. 2024/12672 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19440
Karar No
2024/12672
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1316 E., 2018/1317 K. SUÇLAR : Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I) Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, şikâyetçi ile uzlaşmak istediğine dair beyanları ile ikrarı dikkate alınmadan hakkında fazla ceza verildiğine ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmın kesinleşme tarihinin, "11.05.2011" yerine "23.01.2015" olarak; tekerrüre esas alınan suçun düzenlendiği maddenin de 5237 sayılı Kanun'un "142/1-b" maddesi yerine "142/1-d" maddesi şeklinde hatalı yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/19440, K. 2024/12672, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-19440-e-2024-12672-k-49a0a0935195