Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/19401 E. 2024/11306 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19401
Karar No
2024/11306
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1101 E., 2018/1071 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesi Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, lehe hükümlere ve ceza miktarına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması, müdafii huzurunda savunmasının alınması ve hükmün müdafi huzurunda açıklanması gerektiği gözetilmeden, sanığın müdafisiz olarak savunması alındıktan sonra müdafi huzurunda usûlüne uygun olarak savunması yenilenmeden hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 2. Hükümlerin verildiği 08.03.2018 tarihli duruşmada hazır olan sanığa son sözleri sorulduktan sonra sanık müdafiine söz hakkı verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 216/3. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/19401, K. 2024/11306, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-19401-e-2024-11306-k-e181476197bd