Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/16820 E. 2023/5206 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16820
- Karar No
- 2023/5206
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/170 E., 2020/246 K. HÜKÜMLER : Mahkûmiyet , düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca sanık ve müdafiinin hırsızlık, iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümleri katılan vekilinin ise hırsızlık suçundan kurulan hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca sanık ve müdafiinin temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı katılan vekilinin ise iftira, resmî belgede sahtecilik ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, anılan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bozüyük Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.03.2015 tarihli ve 2015/236 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında; Nato Petrol Boru Hattına ait rögardan petrol çalması, üzerinden ... ... ismine ait sahte kimlik ve sürücü belgesi çıkması, yakalandığında ...'in kimlik bilgilerini vermesi ve ...'in ceza alarak cezasının infazına başlanması şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık, resmî belgede sahtecilik, iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/3, 143, 204/1, 267/1-4-6, 109/1, 53, 54 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Bozüyük 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli ve 2015/137 Esas, 2015/398 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık, iftira, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve resmî belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/3, 143, 267/1, 109/1 ve 204/1. maddeleri uyarınca sırasıyla 3 yıl 13 ay hapis, 2 yıl hapis, 2 yıl hapis, 2 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, her suç yönünden aynı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına ve 58. maddesi uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Yukarıda alınan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 13.11.2019 tarihli ve 2019/13080 Esas, 2019/17685 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 142/3. maddesinde öngörülen hapis cezasının üst sınırı itibarıyla davaya bakma görevinin, 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince ağır ceza mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/170 Esas, 2020/246 Karar sayılı kararı ile hırsızlık, iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/3, 143, 267/1 ve 109/1. maddeleri uyarınca sırasıyla 3 yıl 13 ay hapis, 2 yıl hapis, 2 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, her üç suç yönünden aynı Kanun'un 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına ve 58. maddesi uyarınca cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, resmî belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204/1, 66/1-e maddeleri uyarınca açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyiz istemi, hırsızlık suçunun zamanaşımına uğradığı, ...'in adını sözlü olarak verdiği ve onun adına kimlik düzenlemediği bu nedenle resmî belgede sahtelik suçu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının oluşmadığı ve verilen mahkûmiyet kararlarının bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu kimin işlediğini samimi şekilde bildirmesine rağmen hakkında kurulan hükümde herhangi bir indirim verilmediği ve lehe hükümlerin sanık hakkında uygulanmadığından kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 3.Katılan kurum vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 152/1. maddesinden hüküm kurulması gerekirken kurulmadığı, ayrıca atılı suçlardan üst hadden hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan ceza verildiği, hırsızlık suçundan kurulan hükümde aynı Kanun'un 142/5. maddesine göre arttırım yapılması gerektiğinden kararların bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın olay tarihinde gece 00.20 sıralarında 34 .. 0421 sahte plakalı kamyonet ile Bozüyük-Bilecik Karayolunda bulunan Nato Petrol Boru Hattı'ndan 5100 Litre JP-8 uçak yakıtı çaldığı, yakalandığında ibraz ettiği ... ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile yine aynı isimle düzenlenmiş E Sınıfı sürücü belgesi, 34 .. 0421 plakalı araç için düzenlenmiş Motorlu Araç Trafik Belgesi ile Motorlu Araç Tescil belgelerinin sahte ve mevcut durumları itibariyle iğfal kabiliyetini haiz olduklarının tespit edildiği, akabinde sanık ...'ın kendisini ... olarak tanıttığı, katılan ...'e hırsızlık ve resmî belgede sahtecilik suçlarını işlediği ... kabul edilerek ceza verildiği ve söz konusu suçlara ilişkin cezaların infazına başlandığı bu şekilde tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2.Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. 23.03.2006 tarihli Teslim Tesellüm Belgesi, 30.03.2006 tarihli Ekspertiz Raporu, 30.03.2007 tarihli Ekspertiz Raporu, 31.03.2006 tarihli Bilirkişi Raporu, 27.01.2015 tarihli Uzmanlık Raporu, 25.01.2015 tarihli Kimlik Tespiti Uzmanlık Raporu dava dosyası içerisinde mevcuttur. IV. GEREKÇE A.Sanık Hakkında İftira, resmî Belgede Sahtecilik ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında iftira, resmî belgede sahtecilik ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan davada, suçtan doğrudan zarar görmeyen katılan kurum vekilinin bu suçlar bakımından davaya katılma hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. B.Sanık Hakkında İftira ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçeli karar başlığında iftira suçunun, suç tarihinin 16.04.2015 yerine 29.09.2019 olarak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun suç tarihinin ise 18.10.2014 yerine 12.10.2014 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hataları kabul edilmiş, suçlar bakımından öngörülen cezaların alt ve üst sınırları, sanığın kişiliği, geçmiş mahkûmiyetleri gözetildiğinde mahkemece takdir edilen ceza miktarları ve uygulanan hükümler bakımından hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hüküm yönünden adlî sicil kaydına göre, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2014 tarihli ve 2014/54 Esas, 2014/121 Karar sayılı 08.04.2015 tarihinde kesinleşen ilâmına konu uyuşturucu ticareti suçundan verilmiş 16 yıl 3 ay hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2005 tarihli ve 2001/781 Esas, 2005/1158 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden adlî sicil kaydına göre, Karakoçan Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2006 tarihli ve 2005/179 Esas, 2006/243 Karar sayılı 24.01.2013 tarihinde kesinleşen ilâmına konu hırsızlık suçundan verilmiş 9 yıl 4 ay hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2005 tarihli ve 2001/781 Esas, 2005/1158 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması hukuka aykırı bulunmuştur. C.Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Kurum Vekili, Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden Sanığın Nato Petrol Boru Hattı'ndaki rögar kapağını kırarak zarar vermesi şeklindeki eyleminde, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın ... olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/3. maddesi delaletiyle 142/2 ve 143. maddesinde yer ... hırsızlık suçunu oluşturduğu ve aynı Kanun'un 66/1-d ve 67/4. maddelerine göre 15 yıl olağan ve 22 yıl 6 ay olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla kararda bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Dosya içeriğine göre; Nato Petrol Boru Hattının rögar kapağı kırılarak 5100 litre JP-8 uçak yakıtının çalındığı ve boru hattındaki basıncın düşmesi üzerine yapılan ihbar sonucunda sanığın yakalandığı anlaşılmakla birlikte; eylem nedeniyle kamu hizmetinin aksayıp aksamadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1.Sanık Hakkında İftira, Resmî Belgede Sahtecilik ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/170 Esas, 2020/246 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, 2.Sanık Hakkında İftira ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/170 Esas, 2020/246 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına ilişkin hüküm fıkralarından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılmasına ve yerine "iftira suçu bakımından Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2014 tarihli ve 2014/54 Esas, 2014/121 Karar sayılı ilâmındaki, 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi uyarınca verilmiş 16 yıl 3 ay hapis cezasının, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından ise Karakoçan Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2006 tarihli ve 2005/179 Esas, 2006/243 Karar sayılı ilâmındaki aynı Kanun'un 142/3. maddesi uyarınca verilmiş 9 yıl 4 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2005 tarihli ve 2001/781 Esas, 2005/1158 Karar sayılı ilâmına konu suçtan 765 sayılı Kanun'un 350/1. maddesi uyarınca verilmiş 1.400,00 TL adlî para cezası esas alınarak belirlenmesine" ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.Sanık Hakkında Hırsızlık Suçu Yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/170 Esas, 2020/246 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekili, sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.