Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/11223 E. 2024/414 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11223
- Karar No
- 2024/414
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : SAYISI : 2015/647 E., 2016/533 K. SUÇLAR : Hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, temyiz isteminin reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanıklar ..., ... ve ... müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ek kararın onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ... hakkında verilen ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Temyiz isteminin reddine dair 07.12.2016 gün ve 2015/647 Esas, 2016/533 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın istem gibi ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, C. Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından; sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından kurulan hükümlerin temyiz istemlerinin incelenmesinde; 1.Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden; UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'in karar tarihinden sonra 21.10.2023 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilip verilmeyeceğinin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın istinabe suretiyle başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, mahkûmiyetine karar verilmesi, 3. Sanıklar ... ve ...'in, katılana ait kamyonu çaldıktan sonra kamyona sanık ...'a ait aracın 33 ... .. sayılı plakasının orjinalini ön tarafına, sahtesini ise arka tarafına takmak ve 33 ... .. plaka sayılı araca ait şase ve motor blokunu, katılana ait araca monte etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia ve kabul olunduğu olayda; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olması nedeniyle, suça konu belgeler duruşmaya getirtilerek incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, aldatma yeteneğine sahip olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulması, 4.5237 sayılı Kanun'un 206. maddesinde düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için, yalan beyanın resmi belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yapılmış olması gerekmektedir. Resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında beyanda bulunacak kişinin gerçeği söyleme zorunluluğu vardır. Kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispatlayıcı nitelikte olması, bir başka ifadeyle beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılmasının zorunlu olmaması şarttır. Kişinin beyanı yeterli olmayıp, bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması zorunluysa ve bu araştırma sonunda bildirimin gerçeğe uygun olmadığı belirlenirse, kişinin beyanına itibar edilemeyeceğinden ve kişinin beyanını içeren belge, ispat aracı olarak kullanılamayacağından, anılan maddedeki suç oluşmayacaktır. Bununla birlikte suçun oluşması için kişinin beyanda bulunması yeterli olmayıp bu beyan üzerine kamu görevlisi tarafından bir belgenin de düzenlenmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kolluk görevlileri tarafından katılanın çalınan kamyonunun araştırılması sırasında sanık ...'nin ikâmet bahçesinde gördükleri kamyonun belgelerinin istenmesi üzerine sanık ...'nin sanık ... adına olan ve plakasını çalıntı kamyona taktıkları 33 ... .. plaka sayılı araca ait Motorlu Araç Trafik Belgesi ve Araç Tescil Belgesi'ni kolluk görevlilerine verdiği, yapılan kontrollerde görevlilerce durumun fark edildiğinin anlaşılması karşısında, unsurları oluşmayan suçtan sanıkların beraatleri yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile sanıklar ..., ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.