Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/10949 E. 2023/5202 K.
Konu: Karşılıksız Yararlanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10949
- Karar No
- 2023/5202
- Karar Tarihi
- Konu
- Karşılıksız Yararlanma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/180 E., 2016/375 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.03.2016 tarihli ve 2016/11724 Esas No.lu iddianame ile; sayaçsız ve düz bağlantı yaparak ... su kullanması şeklindeki eylemi nedeniyle karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2016/180 Esas, 2016/375 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 163/3, 62, 50. ve 52. maddeleri uyarınca 6000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, tutanak tarihinde sanığın sahip olduğu şirketin iflas sürecinde olduğu, ... kullanıma ilişkin sanığın bilgisi olmadığı, tutanağın tutulduğu işyerinde bir çok çalışanın bulunduğu, kimin hangi amaçla bu eylemi gerçekleştirdiğinin bilinmediği, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan, tanık dinlenmeden karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tarihinde sanığın işletmiş olduğu ... Market isimli iş yerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon Dairesi Genel Müdürlüğü görevlilerince yapılan kontrolde sayaçsız, düz bağlantı yapmak suretiyle ... su kullanıldığının tespit edildiği, sanığın kurum zararını gidermediği tüm dosya kapsamında Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2.Sanık savunmasında atılı suçu inkâr etmiştir. 10.12.2014 tarihli ... Su Ve Usûlsüz Su Kullanım İle Mühürleme Tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE 1-6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız ... zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usûlüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız ... zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun ... zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan aynı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması hâlinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, belirtilen şekilde katılan kurumun vergili ve cezasız ... zararı bilirkişiye hesaplattırılıp sanığa bildirim yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu hususa riayet edilmemesi, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; Sanık hakkında 13.12.2014 tarihinde aynı adreste düz bağlantı yapmak suretiyle ... su kullandığından bahisle tutanak düzenlendiği, UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre 13.12.2014 tarihli tutanakla ilgili olarak 10.05.2016 tarihli iddianame ile İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2016/264 Esas sayılı dosyasında açılan kamu davasında sanığın müsnet suçtan mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararı sanık müdafiinin istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge adlîye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.02.2018 ... ve 2017/3038 Esas, 2018/180 Karar sayılı ilamı ile incelenerek istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, huzurdaki dosya incelendiğinde sanık adına aynı adrese ait 10.12.2014 tarihinde düz bağlantı yapmak suretiyle ... su kullandığından bahisle tutanak düzenlendiği, bu suça dair 17.03.2016 tarihinde iddianame düzenlendiği görülmekle, her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme ... bir suçu, her iddianameden sonraki eylemlerin ayrı bir suçu oluşturacağı gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmesi gerekeceğinden, bahsi geçen dosya getirtilip incelenerek, suç ve iddianame tarihi, kesinleşip kesinleşmediği tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, öncelikle birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, değilse onaylı örnekleri dosya içine konularak, varsa kesinleşen dosyadaki ceza miktarı mahsup edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2016/180 Esas, 2016/375 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.