Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2013/9867 E. 2013/12139 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/9867
- Karar No
- 2013/12139
- Karar Tarihi
Hırsızlık suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-a ve 168. maddeleri gereğince 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair Antalya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/12/2009 tarihli ve 2006/1031 esas, 2009/1320 sayılı kararını müteakip, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un, 05/07/2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi üzerine, sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi amacıyla yapılan uyarlama talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 24/09/2012 tarihli ve 2006/1031 esas, 2009/1320 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair (ANTALYA) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/11/2012 tarihli ve 2012/1158 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/02/2013 gün ve 2012/2911/12134 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2013 gün ve 2013/77091 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Karar tarihinden sonra 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 2/2. maddesindeki, "Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar." şeklindeki Düzenleme karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98. maddesi uyarınca sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Antalya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2009 gün, 2006/1031, 2009/1320 sayılı kararı ile su hırsızlığı suçundan, 5271 sayılı CMK.’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip, itiraz edilmeksizin 30.06.2010 tarihinde kesinleşmiş, 6352 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi ve sanık müdafiinin, 10.09.2012 tarihli dilekçesi ile yargılama sırasında ödeme yapılmış olması nedeniyle cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması istemi mahkemece reddedilmiş, itiraz merciince de itirazın reddine karar verilmiştir. 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında” Yasanın Geçici 2. maddesinin 2.fıkrasında, zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağı şeklindeki yasal düzenlemenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından daha lehe olduğunda tereddüt bulunmayıp, açıklanması geri bırakılan hüküm, ancak açıklanmakla hukuki sonuç doğurmaya başlayacak ise de, cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kalkması sonucunu doğuran “zarar tazmini”, yargılama sırasında gerçekleşmiş olduğu halde, sanığın beş yıl süreyle denetime tabi tutulması ve lehe yasal düzenlemeden yararlandırılmaması hakkaniyete aykırı olacaktır. Kaldı ki, beş yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, kamu davasının 5271 sayılı CMK.'nun 223. maddesi uyarınca düşürülecek olması, aksi halde ise kurulan hükmün hukuki sonuç doğurmaya başlaması söz konusu olduğundan kovuşturmanın sürdüğünün de kabulü gerekecektir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 6352 sayılı Yasanın Geçici 2.maddesinin 2.fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceğine ilişkin yasal düzenleme de bulunmadığı halde, sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde yorum yapılarak istemin reddedilmesi üzerine, itiraz merciince itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (ANTALYA) 2.Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 05.11.2012 gün ve 2012/1158 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.