Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2010/34259 E. 2010/31640 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/34259
- Karar No
- 2010/31640
- Karar Tarihi
Kasten yaralama ve hakaret suçlarından sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2-3-c, 125/1-4,43/1, 62.(2defa) maddeleri uyarınca 5 ay hapis, 1 yıl 2 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125/1-4, 43/1, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 20/05/2009 tarihli ve 2006/157 esas, 2009/162 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/10/2010 gün ve 2010/11465/60506 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/10/2010 gün ve 2010/255728 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; sanık ... hakkında hakaret suçundan kamu davası açılmış ve mahkemece bu sanık yönünden herhangi bir hüküm kurulmamış ise de bu hususun mahkemesince duruşma açılarak ikmalinin her zaman mümkün bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ...'un müştekiler ... ve ...'e yönelik hakaret eyleminden dolayı iddianame ile bir kez cezalandırılması için kamu davası açılmış olmasına rağmen kararda aynı eylem nedeniyle sanığın iki kez mahkûmiyetine karar verilmesinde
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması halinde başvurulabilecek olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma, kesin hükmün otoritesinin korunması gereği, temyiz incelemesi nedenlerine göre dar kapsamlı olup, hukuka aykırılığın, kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilmesi, sanığın hukuki durumunu etkilemesi ya da değiştirmesine bağlıdır.
İnceleme konusu kararda, sanıklar ..., ... ve ...'un hakaret eylemlerinin sabit görüldüğü, sanık ... yönünden, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanıklar Bülent ve Soner yönünden ise sabıkasız kişilikleri, duruşma tutanaklarına yansıyan olumlu kişilik özellikleri dikkate alınarak, CMK.'nın 231/6.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hükmün gerekçesindeki açıklamadan anlaşılmaktadır. Bu açıklama dikkate alındığında, kısa kararın birinci ve ikinci bölümünde sanık ... hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından hüküm kurulup, gerekçeye uygun şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, üçüncü bölümde sanık ... hakkında hakaret suçundan hüküm kurulup, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, dördüncü bölümde ise açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün, sanık ... hakkında kurulduğu hususunda tereddüt bulunmayıp, hükmün (4) no'lu kısmında, sanık adının “...” yerine yazım hatası sonucu “...” olarak yanlış yazıldığı, bu yanlışlığın da mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hatadan ibaret olduğu, yanlışlık düzeltildiğinde, bozma istemine konu aykırılığın da ortadan kalkacağı sonucuna varılmakla, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden, (...) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 20.05.2009 gün, 2006/157, 2009/162 sayılı karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 24.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.