Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2010/4442 E. 2010/12858 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/4442
- Karar No
- 2010/12858
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç eşyasını satın alma HÜKÜM : Sanıklar ... ve ...'ın suç eşyasının satın alınması suçundan beraatlerine, Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in suç işlemek için örgüt kurma suçundan beraatlerine, hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından hükümlülüklerine
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılanın 4.8.2009 tarihli dilekçeyle sanıklar hakkında kapı kırmak sureti ile hırsızlık, suç eşyasını satın almak ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları yönünden davaya katılma talebinde bulunduğu ve bu suçlardan katılma kararı verildiği, suç işlemek amacı ile örgüt kurmak suçu bakımından katılan sıfatını almayan ...'nın suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçuna yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi gereğince oybirliği ile (REDDİNE),
1- Sanıklar ... ve ... haklarında suç eşyasını satın almak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi oybirliği (ONANMASINA),
2- Sanıklar ..., ..., ..., ... haklarındaki hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanıklar ... ve ... haklarında sabıkalı kişilikleri irdelenerek mala zarar verme suçundan tayin edilen hapis cezalarının paraya yada tedbire çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
a- Tüm sanıklar hakkında failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar irdelenmeksizin gerekçeli kararda; "susma hakkı olan sanıkların ikrarları samimi olmadığından" kısa kararda; " tespit edilen bu ceza üzerinde başkaca indirim ve artırıma yer olmadığına" denilmek sureti ile yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK'nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- Ertelemeye engel sabıkası bulunmayan sanık ... ile sabıkasız sanıklar ..., ... haklarında suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyip işlemeyeceği irdelenerek mahkemece bir kanaata varılması gerektiği halde suç işleme eğilimlerinin varlığından söz edilmek sureti ile yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarına ilişkin olarak haklarında tayin edilen cezaların ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
c- Sanıklar ... ve ... haklarında suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler irdelenmeksizin mala zarar verme suçundan tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın paraya yada tedbire çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
d- Sanık ... hakkında, mahkemece tekerrüre esas alınan mahkumiyetin, 740 TL adli para cezasından ibaret olmasına göre ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 305. maddesinin halen yürürlükte bulunması ve madde hükmüne göre, 2000 TL'sına kadar para cezasına ilişkin hükümler kesin olup tekerrüre esas alınamayacağı gözönüne alındığında, sanık hakkında hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş katılan ile sanık ... müdafii ve diğer sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 8.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.