Yargıtay · 19. Ceza Dairesi

Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2019/15672 E. 2019/13658 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
19. Ceza Dairesi
Esas No
2019/15672
Karar No
2019/13658
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: I-Sanıklar müdafiinin sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın gıyabında verilen hükmün sanığın mahkemeye son bildirmiş olduğu adrese, aynı konutta oturan ehil ve reşit annesi imzasına 16.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği ve temyiz süresinin usulüne uygun yapılan bu tebligattan itibaren başlayarak 23.06.2014 tarihinde sona erdiği anlaşılmakla, hükmü yasal süresinden sonra 30.06.2015 tarihinde temyiz etmiş bulunan sanık müdafiinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II- Katılan ... İdaresi vekilinin sanıklar hakkında ve sanık müdafiinin ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanıklar hakkında 29.04.2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeni ile açılan kamu davası üzerine, Avanos Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 2013/210 E-2014/87 K. sayılı hükmün Dairemizce incelenerek 05.11.2019 tarihinde bozulmasına karar verilmiş olması karşısında, Anılan dava ile iş bu dava ile birleştirilerek; suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile, sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı, aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu, 2-Gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin sevk maddesi olarak TCK'nin 52/2. maddesi yerine TCK'nin 50/1. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK'nin 232/6. maddesine aykırı davranılması, 3- a-Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan TAPDK'nin katılan olarak kabul edilmesi, b-TAPDK'nin da Gümrük İdaresi ile birlikte davaya katılan olarak kabul edildiği halde vekalet ücretinin hangi kurum lehine takdir edildiğinin belirtilmemesi, 4- 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi, 5- Dava konusu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken söz konusu eşyanın tasfiyesine de hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... İdaresi ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/15672, K. 2019/13658, T. 05.11.2019, www.arakarar.com/karar/yargitay-19-ceza-dairesi-2019-15672-e-2019-13658-k-a27967d3955e