Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/736 E. 2013/14376 K. – Hizmet Nedeniyle
Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/736
- Karar No
- 2013/14376
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Somut olayda; sanığın, katılanın ... yerinde pazarlama elemanı olarak çalıştığı sırada değişik zamanlarda hayali kişiler adına fatura düzenlemek suretiyle 15.186,61 TL’yi uhdesine geçirdiği, şikayetçi tarafından durum fark edilince 29.07.2008 tarihli “İtirafname” başlıklı yazıyı imzaladığı anlaşıldığından, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabul ve uygulamasında belirtilen eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Sanık hakkında temel ceza belirlenirken, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, “takdiren ve teşdiden” denilmek suretiyle yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, 2-5237 sayılı TCK'nın 155/2. maddesinde, hapis cezasının yanında adli para cezasının da öngörülmüş olmasına rağmen, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesi, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.