Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2012/24775 E. 2013/40521 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/24775
- Karar No
- 2013/40521
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Anahtar uydurmak suretiyle hırsızlık, mina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar vermek HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanıklar ... ve ... hakkında müşteki ...'e yönelik hırsızlık suçu ile müşteki ...'e yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde: Sanıklar hakkında işyeri dkulunmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince 2 yıl olarak belirlenen cezadan TCK'nın 31/3 maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılırken 1 yıl 4 ay yerine 1 yıl 6 ay yazılmış ise TCK'nın 62. madddesi uyarınca belirlenen sonuç ceza doğru belirlendiğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında müştekilere yönelik eylemleri nedeniyle hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde: Sanığın müşteki ...'e yönelik eylemi nedeniyle hakkında hüküm kurulurken uygulama maddesi olarak TCK'nın 142/1-b maddesi yerine 142/2-b maddesi gösterilmiş ise de yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiş, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;5237 sayılı Yasanın 53/2-3. maddesi göz ardı edilerek, sanık hakkında 53/1-c maddesi uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 53/1-c maddesindeki tüm haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından ‘‘53/1.maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümlerin ayrı ayrı çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin ayrı ayrı eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanıklar ... ve ... hakkında müşteki ...'e yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından hapis cezalarına hükmedilmesi ve 5275 Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105/3. maddesi uyarınca "Diğer hapis cezasına hükmedildiğinde kamu yararına çalıştırma kararı verilemez" şeklindeki hüküm dikkate alındığında mala zarar verme suçundan hükmedilen hapis cezasının TCK'nın 50/1-f maddesinde yazılı kamu yararına kaldırma tedbirine çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; 2-Sanıklar hakkındaki kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/1-f maddesindeki tedbire çevrilebilmesinin ancak sanıkların önceden gönüllü olması koşuluyla mümkün olabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş ,5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4.maddesinde "Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.