Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2011/21110 E. 2011/5316 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/21110
- Karar No
- 2011/5316
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkmiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakim takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Müşteki ... ...'ın depo olarak kullandığı yerin kepenk kilitleri kırılarak suça konu eşyaların çalındığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-5237 sayılı TCK'nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK'nın 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği, sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, değer olarak gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüde düşük miktarlar esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 3- 5237 sayılı Yasanın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 38/2. maddesinin 143/1 ve 145/1. maddelerinden önce uygulanması, 4-Sanığın suça konu eşyaları verebileceğini beyan ederek yerini gösterip müştekilere iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, 5-5237 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29/6/2005 tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 1.6.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aynı Yasanın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 6- Sanığın müşteki ...'a yönelik eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 523 maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 38/1-2,168/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 765 sayılı Yasanın sanık yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması, 7-Sanığın müşteki ... ...'a yönelik eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 523 maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 38/1-2,168/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 765 sayılı Yasanın sanık yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.