Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/850 E. 2026/4347 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/850
Karar No
2026/4347
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, meskeniyet şikayetinde bulunarak taşınmazda bulunan 3/8 hissesi üzerindeki haczin kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulüne, taşınmazdaki borçlunun hissesi üzerine konulan taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklının istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; 1 yıllık süre içerisinde satış talebinde bulunulmadığı gibi satış avansı da yatırılmadığı gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında, davacının şikayetinin konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.

İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir. Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için İcra Müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir. İİK’nın 1 06... . maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığı belirlenirken sürenin başlama tarihi olarak icra müdürlüğünce haciz kararının verilme tarihi esas alınmalıdır.

Somut olayda dosyanın incelenmesinde, haciz tarihinin 24.03.2022 olduğu, alacaklının, icra müdürlüğünden 27.05.2022 tarihinde İİK’nın 121. maddesi uyarınca borçlunun miras payının satışı ve payın satışının nasıl yapılacağı hususunun icra hukuk mahkemesinden sorulmasının talep edildiği, başvuru sonucunda İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi 03.08.2022 Tarihli 2022/509 Esas ve 2022/1013 Karar sayılı ilamında "Alacaklının borçlu olan alacağını tahsili için yapılan takip nedeniyle; muris ... adına kayıtlı aşağıda bilgileri yazılı taşınmazlarla ilgili hissesinin satışının yapılabilmesi için iştirak halinin giderilmesi gerektiğinden; İİK 121. maddesi gereğince taşınmazdaki borçlu ... hissesine ilişkin ortaklığın giderilmesi davası açmak üzere alacaklı tarafa yetki verilmesine...” karar verildiği, bunun üzerine alacaklı tarafından 22.09.2022 tarihinde Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2022/1560 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davası ikame edildiği (Yeni Bakırköy 18 Sulh Hukuk Mahkemesi 2024/139 Esas ) ve kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür.

Bu durumda haciz tarihi ile ortaklığın giderilmesi davasını açma tarihi arasında ve karar kesinleştikten sonra satış isteme tarihine kadar geçen sürede ortaklığın giderilmesi davası süresince satış isteme süresi işlemeyeceği nazara alındığında, somut olayda ortaklığın giderilmesi kararı henüz kesinleşmediğinden dolayısı ile bir yıllık (İİK. 106) satış isteme süresi dolmadığından haczin ayakta olduğu anlaşılmaktadır.

O halde Bölge Adliye Mahkemesince; işin esasına girilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 31.10.2025 tarih ve 2024/1716 E. – 2025/2913 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre alacaklının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/850, K. 2026/4347, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-850-e-2026-4347-k-f1404adb5171