Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/672 E. 2023/1078 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/672
- Karar No
- 2023/1078
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve İİK. mad. 134/5 gereğince ihale bedelinin %10'u oranında para cezasının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydedilmesine karar verilmiştir. Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, ihalenin feshi isteminin reddine, ihale konusu taşınmazın ihale bedeli (290.100,00 TL) üzerinden takdir olunan %5 oranında para cezasının şikayetçi borçludan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu şikayet dilekçesinde; satış ilanının borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği, tebliğin bizzat borçluya yapılması gerektiği, borçlunun adreste bulunmadığının belli olduğu, fakat tebliğ edilen ...’in kim olduğu, ehliyetli mi, evli mi, ikamet ona mı ait sorularına cevap bulunmaksızın imzası alınarak usulsüz tebliğ yapıldığı, borçlunun ihaleye konu taşınmazı ipotekle yükümlü olarak 22.09.2017 tarihinde devraldığı fakat alacaklının borçluya 1 yıllık hak düşürücü sürede ihtarname göndermediği için borçlu olamayacağı, takip dosyasında kefil olarak görünen Menderes Yıldız'ın kısıtlı olduğu, satış ilanı ve kıymet takdir raporunun vasisine tebliği gerektiği fakat usule aykırı olarak vasiye tebliğ edilmediği şikayetleri ile ihalenin feshini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; şikayete konu ihalede usulsüzlüğün söz konusu olmadığı, yapılan tebligatların Tebligat Kanunu'na uygun olduğu, şikayetçiye ... 38. Noterliği’nin 01.06.2018 tarih ve 16310 yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiği, şikayetçinin ipotek senedindeki adresine tebligat çıkarılmasının zorunlu olmadığı iddiaları ile davanın reddini talep etmiştir. İhale alıcısı dilekçesinde; şikayetçi borçlu adına çıkarılan satış ilanı tebligatının T.K'nın 16. maddesine uygun olarak babası ...'e tebliğ edildiği, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ihtarname gönderilmediğine ilişkin itirazların ihalenin feshi talebine yönelik olmadığı, davalı alacaklının takip başlatmadan önce ihtarname gönderme zorunluluğu bulunmadığı, taşınmazın malikinin değişmesinin taşınmaz üzerindeki ipoteğe etkisi olmadığı, takipte diğer borçlu Menderes Yıldız'ın vesayet altında olduğuna dair dosyaya bir bilgi veya kayıt sunulmadığı, bu borçluya yapılan tebligatların da usulüne uygun olduğu iddiaları ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu tebligatta; ...'in, muhatabın babası olup çarşıya çıktığının belirtildiği, ehil ve 18 yaşın üzerinde göründüğü, tebliğ memuru asıl muhatabın evde olup olmadığı, evde bulunmama sebebini sorguladığı ve bunu tebliğ kağıdına yazdığı, tebliğ memurunun bunlar dışında bir vazifesi bulunmadığı, öte yandan ...'in, muhatapla aynı evde ikamet ettiği, davacının da bunun aksi yönde bir iddiası bulunmadığı, dolayısı ile tebliğin usul ve yasaya uygun olduğu, usule uygun ihtarname gönderilmediği hususunun ise takibin esasıyla alakalı bir iddia olduğu, icra emri ve satış ilanı tebliğlerinin usule uygun olarak şikayetçinin Mernis adreslerine yapıldığı ve Menderes Yıldız isimli şahsın kısıtlı olmasına rağmen vasisi yerine kendisine tebligat yapıldığı iddiası için ise davacı tarafın bu hususun menfaatlerini nasıl ihlal ettiğine dair herhangi bir beyanda bulunamaması ve bu hususu ispata dair hiç bir belge sunamamasından dolayı muteber görülmediği gerekçesiyle davanın reddine, İİK mad. 134/5 gereğince ihale bedelinin %10'u oranında para cezasının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydedilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi/borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlu istinaf dilekçesinde; kıymet takdiri raporunun 04.06.2021 tarihinde düzenlendiği, geçen zaman içinde şikayete konu taşınmazın değer kazandığı fakat güncel değerinin çok altında satıldığı, satış ilanı tebliğinin usule aykırı olduğu, borçlunun tebliğ olunan ... ile aynı konutta yaşamadığı ve sair şikayet dilekçesindeki iddialar ile gelerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayet dilekçesinde taşınmazın kıymetine ilişkin şikayette bulunulmadığından değerlendirme yapılmadığı, satış ilanı tebliği işleminin usulsüzlüğü iddia edilse de şikayet dilekçesinde tebliğ tarihinde muhatabın ...’da olduğuna dair iddia bulunmadığı gibi şikayetçinin tebliğ adresinden başka bir yerde ikamet ettiğinin de iddia edilmediği, şikayetçi borçluya gönderilen satış ilanının "….çarşıda olması sebebiyle …..aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden görünüşe göre 18 yaşını bitirmiş ve ehliyeti olan yakını ... imzasına" şerhi ile 06.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, muhatabın adreste bulunup bulunmadığı tespit edilip muhatap ile aynı çatı altında bulunan kişiye yapılan bu tebligat işleminin usule uygun olduğu, şikayet dilekçesinin kapsamı itibari ile tanıkla ispatı muhtaç hal bulunmadığı, yalnızca ihalenin feshinin talep edildiği ve ihtarname tebliğ edilmediğine ilişkin şikayetin takibin kesinleştiği bu aşamadan sonra söz konusu iddiaya dayanılarak fesih talep edilemeyeceği ve ihalenin feshini isteyen şikayetçinin kendisi dışındaki diğer ilgililere satış ilanının tebliğ edilmediği hususunu ileri süremeyeceği görülmekle İlk Derece Mahkeme kararının bu yönden usul ve yasaya uygun olduğu fakat söz konusu taşınmaz yönünden borçlu aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de 7343 Sayılı Kanunla Değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10'u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılması ile ihalenin feshi isteminin reddine ve ihale konusu taşınmazın ihale bedeli üzerinden takdir olunan %5 oranında para cezasının şikayetçi borçludan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu temyiz dilekçesinde; şikayet ve istinaf dilekçelerini tekrarla, menfaat dengesi gözetilmeksizin hükmedilen para cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu, tebligat usulsüzlüğüne dair inceleme ve araştırmanın eksik yapıldığı, şikayete konu taşınmazın güncel değerinin çok altında satıldığı, vesayet hususunun kamu düzeninden olduğu, mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği, Menderes Yıldız’a yapılan tebligatların mahkeme kararları aksine her ilgili tarafından ileri sürülebileceği gerekçesiyle kararın bozulması talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ihalenin feshine yönelik şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.İİK 134 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.