Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/7688 E. 2023/48 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7688
Karar No
2023/48
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile, ... 6. İcra müdürlüğü'nün 2018/2916 Esas sayılı 05.01.2021 tarihli kararın iptaline karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlular aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2916 Esas sayılı takip dosyası başlatıldığını takibin kesinleştiğini, gayrimenkulün satışının gerçekleştiğini, satışa karşı borçlularca ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan ihalenin feshi davasının 2019/523 Esas 2019/570 Karar sayılı ilam ile reddedildiğini, ret kararına karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurularak kararın kesinleştiğini, bu aşamalardan sonra takibin mükerrer olduğu iddiası ile ... 11. İcra Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, 2020/281 Esas, 2020/637 Karar sayılı 26.11.2020 tarihli karar ile ... 6. İcra Müdürlüğünün 2018/2916 Esas sayılı takibinin iptaline karar verildiğini, tescil talepleri doğrultusunda müdürlükçe sıra cetveli yapıldığını ve kesinleştiğini, ancak tescil talepleri hususunda öncelikle ... 11. İcra Mahkemesine yazı yazarak onay talep edildiğini, ancak mahkemece 04.01.2020 tarihli ek karar ile tescil hususunun icra müdürlüğü görev ve yetki alanında olduğu gerekçesi ile talebin reddedildiğini, sonrasında da ihale kesinleşse bile takibin iptal edildiğinden bahisle tescil işlemlerine yönelik bir işlem yapılmamasına karar verildiğini, öncelikle müdürlük kararının hukuki dayanaktan yoksun, keyfi ve gerekçesiz olduğunu, tescili engelleyen bir durum ve mahkemelerce verilen tedbir kararı da bulunmadığını, takibin iptaline ilişkin karara karşı yasa yoluna başvurulduğunu beyanla, davanın kabulü ile 05.01.2021 tarihli kararın iptali ve taşınmazın tesciline yönelik talebin kabulünü talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İcra mahkemesi kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeseler de kendi aralarında kesin hüküm oluşturdukları uygulamada kabul edilmektedir. Öte yandan ihalenin feshi, İİK'nın 134 ve BK.'nın 226. maddesinde yazılı nedenlere dayanılarak istenebilir. Takibin iptali ile ilgili konular taraflar arasında tartışılması gereken hususlar olup ihalenin feshi nedeni olarak ilgili kanunlarda sayılmamıştır. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre takip iptal edilse dahi ihale yasal koşullara uygun olarak yapılmış ise geçerlidir. İhalenin feshine ilişkin dava daha önce mahkemece reddedilmiş ve bu karar da kesinleşmiş bulunduğundan icra mahkemesince yargı aşamalarından geçerek kesinleşen ihalenin iptaline karar verilemeyeceği gibi takibin iptalinin de ihalenin feshi nedeni olmadığı anlaşıldığından şikayetin kabulü ile ... 6. İcra müdürlüğü'nün 2018/2916 Esas sayılı 05.01.2021 tarihli kararın iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, iptal edilen bir takipte yapılan ihalenin geçersiz olduğunu, iptal edilen takip ile birlikte ihalenin ve tüm takip işlemlerininde iptal edildiğinin kabulü gerektiğini, ayrıca Yargıtay kararları ile takibin iptali istemi ile şikayete ilişkin kararın temyizi üzerine verilecek karar beklenilmeden ihale yapılmasının İİK'nın 364/3. maddesine aykırılık teşkil ettiğinin, dosya kapsamından anlaşılan bu durumun mahkemece gerek istem üzerine, gerek re'sen dikkate alınması gerektiğinin kabul edildiğini, o halde takibin iptaline yönelik bir davanın varlığının satışa yönelik ihalenin yapılmasını engellemekte ise takibin iptali yönünde bir kararın varlığının da öncelikle tescile ilişkin işlemlerin yapılmasını engelleyeceğini, takibin iptali durumunda ihale bedelinin alıcıya ödenemeyeceğinin açık olduğunu, aynı sonucun ihale ile alınan taşınmazın borca mahsuben ihale alıcısı ve takip alacaklısının adına tescili açısından da geçerli olacağını beyanla, istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasını ve şikayetin reddi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 6. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2916 Esas sayılı dosyasından şikayet konusu ihale 03.10.2019 tarihinde yapılmış, borçlular tarafından açılan ihalenin feshi davasının reddine ilişkin karar 24.09.2020 tarihinde kesinleşmiş, icra müdürlüğünce sıra cetveli düzenlenerek kesinleşen sıra cetveli gereğince ödemeler yapılmıştır. Davacı yanca dayanılan ... 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/281 Esas sayılı dava dosyası ile borçlular tarafından takibin iptali talep edilmiş, 08.03.2018 tarihinde açılan davada 10.01.2019 tarih, 2018/126 Esas, 2019/8 Karar sayılı ilam ile davanın kısmen kabulü ile ... 6. İcra Müdürlüğünün 2018/2916 Esas sayılı dosyasının 02.03.2018 tarihli takip talebinde yer alan 37.676,23 TL gecikme kar payı mahrumiyeti alacak kaleminin takip talebinden çıkarılmasına, sair taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararın istinafı üzerine dairemizin 05.11.2019 tarih, 2019/1066 Esas, 2019/2786 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar nedeniyle temyiz talebi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 07.07.2020 tarih, 2019/14054 Esas, 2020/6438 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına dair karar tesis edilmiştir. Yargıtay bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 2020/281 Esas, 2020/637 Karar sayılı 26.11.2020 tarihli karar ile şikayet kabul edilerek ... 6. İcra Müdürlüğünün 2018/2916 Esas sayılı takibinin mükerrer takip olması nedeniyle iptaline karar verilmiştir. HMK'nın 165/1. maddesine göre bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına kadar yargılama bekletilebilir. İcra mahkemeleri, önlerine gelen uyuşmazlığı, genel hükümlere göre çok daha hızlı ve seri olan takip hukuku kurallarına göre ve basit usulde yargılama yaparak çözen özel mahkemelerdir. İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen özel usul kurallarını uygulayarak takip hukuku bakımından kesin hükme bağladığından, anılan mahkemenin kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz. Bu sebeple takip hukukundan doğan uyuşmazlıklarda kanunda yer alan haller dışında bekletici mesele yapılamaz. Bu nedenle bekletici meseleye ilişkin hususun mahkemece yorum yoluyla genişletilmesi icra iflas hukukunun temel ilkeleri ve icra yargılamasının varlık nedeni ile bağdaşmaz. Öte yandan; usulüne uygun biçimde gerçekleşen ihaleden sonra icra takibinin iptal edilmesi, icranın geri bırakılması veya alacaklının takip dosyasından feragat etmesi halinde dahi bu hususlar ihalenin feshi nedeni yapılamaz. Zira ihalenin istikrarı ilkesi esastır. İİK'nın 135/1. maddesi gereğince taşınmaz alıcıya ihale edilip bedeli alındıktan sonra alıcı namına tescil edilmesi için 134. maddede yazılı müddete riayet edilerek tapuya müzekkere yazılır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ihalenin feshi talebinin reddine ilişkin davanın kesinleştiği hususu da dikkate alındığında ihaleden sonra takibin iptaline karar verilmiş olması yapılan ihaleyi etkilemeyecektir. Bu durumda İİK 135. maddesi gereğince ihale alıcısı adına tescilin yapılması gerektiği açık olup mahkemece şikayetin kabul edilmesinde yasaya aykırılık ve isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf talebinin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçeleri ile HMK'nın 353/1-b/1 maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; takibin iptaline yönelik bir dava söz konusu iken bu kararın kesinleşmesi beklenmeden satışa yönelik ihale yapılmasının hukuken mümkün olmadığı böyle bir durumun varlığının mahkemece hem istem üzerine hem de re'sen dikkate alınması gerektiği ifade edilmektedir. O halde sonuç olarak takibin iptaline yönelik bir davanın varlığı satışa yönelik ihalenin yapılmasını engellemekte ise takibin iptali yönünde bir kararın varlığı da evleviyetle tescile ilişkin işlemlerinin yapılmasını engelleyecektir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 18.01.2016 tarihli, E:2015/31478 ve K:2016/1097 sayılı …Yargıtay kararında da görüldüğü üzere icra takibinin iptali durumunda ihale bedelinin alıcıya ödenemeyeceği açıktır. Aynı sonuç, ihale ile alınan taşınmazın borca mahsuben ihale alıcısı ve icra takip alacaklısının adına tescili açısından da geçerlidir. Bu itibarla ihale konusu taşınmazın icra takip alacaklısı ve aynı zamanda ihale alıcısının adına tescili işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ihalesi kesinleşen taşınmazın tescil işlemlerine yönelik işlem yapılmamasına ilişkin 05.01.2021 tarihli icra müdürlüğü kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. İİK'nın 16. maddesi , 1163 sayılı Kooperatif Kanunu'nun 2. maddesi 2. Dairemiz 24.11.20214 tarih ve 2014/19570 E.ve 2014/28028 K., 24.05.2022 tarih ve 2022/559 E. 2022/6250K. içtihatları

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/7688, K. 2023/48, T. 10.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-7688-e-2023-48-k-ff741b0496ca