Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/7866 E. 2023/427 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7866
Karar No
2023/427
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki borca itiraz nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... İnş ve Tic. A.Ş.'den aldığı konut karşılığı takibe konu senedi verdiğini, bu şirketinde senedi teminat olarak davalı şirkete verdiğini, lehtarla arasındaki sözleşmenin iptal edildiğini ve yapılan ibrada senetlerin müvekkiline iade edileceğinin söylendiğini, ancak davalının icra takibi başlattığını beyan ederek takibin iptalini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı borçlu tarafın dilekçesinde, senet bedelini vadesinde ...-... İnş. San. Ve Tic. A.Ş.’ne ödediğini beyan etmişse de davacı borçlu tarafın kambiyo senedine bağlı bir alacağı vadesinde senedi temlik cirosu ile teslim alan ve haklı hamil konumunda olan yere ödemesi gerekirken senedi teslim almaksızın senede bağlı hakkını/alacağını temlik cirosu ile 3. şahsa (davalı Bankaya) devreden lehtara (...-... İnş. San. Ve Tic. A.Ş.’ne) ödemesi, davacı/borçluyu bankaya ödeme yükümlülüğünden kurtarmadığı, kambiyo senetlerinde senet ve senede bağlı hak (alacak) birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğu, bu hususun TTK. madde 645 ve 646’da açıkça belirtildiği, davaya konu bono incelendiğinde kanunen emre yazılı olduğu anlaşılarak ve ciro ile devre konu olması nedeniyle davacının ödeme niteliğindeki şahsi defisini temlik cirosu ile seneti alana ileri sürmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile davacının itiraz davasının reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süre tutum dilekçesi ile süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, gerekçeli istinaf dilekçesi yasal süreden sonra sunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece mahkemesince 25.11.2021 tarihinde, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tefhiminden itibaren itibaren 10 gün içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği, davacı vekilinin 29.11.2021 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmak üzere süre tutum dilekçesini sunduğu, gerekçeli kararın 25.01.2022 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, ancak davacı vekilinin istinaf sebeplerini bildirir dilekçesini yasal 10 günlük süre geçtikten sonra 21.02.2022 tarihinde sunduğunun anlaşıldığı ,bu durumda davacının yasal süre içerisinde istinaf sebeplerini bildirmediğinden, süre tutum dilekçesindeki beyanlarının dikkate alınacağı, süre tutum dilekçesinde herhangi bir istinaf sebep ve gerekçesi gösterilmediğinden kararın yalnızca kamu düzenine aykırılık yönünden inceleneceği, kararda ise kamu düzenine aykırılık görülmediği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dava dilekçesinde belirttiği gerekçelere ve ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini görmeden gerekçe yazamayacağı Bölge Adliye Mahkemesi kararının yasaya aykırı olduğu iddiası ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe ilişkin borca itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nın 363/1. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 342/2. maddesi

3. Değerlendirme Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında incelenemeyeceğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/7866, K. 2023/427, T. 24.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-7866-e-2023-427-k-4e5d69654eb2