Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/13146 E. 2023/5070 K. – Kambiyo Senedi
Konu: Kambiyo Senedine Özgü Takipte İmzaya İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/13146
- Karar No
- 2023/5070
- Karar Tarihi
- Konu
- Kambiyo Senedine Özgü Takipte İmzaya İtiraz
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte imzaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, alacaklının takip konusu alacağın %20'si oranında tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: I. DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde özetle; takibe dayanak senetteki imzanın davacıya ait olmadığını, imza örnekleri karşılaştırıldığında dahi bu hususun ortaya çıkacağını belirterek takibin durdurulmasına, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle; imzanın davacı tarafından huzurunda atıldığını, davacının amacının mal kaçırmak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata ve %10'u oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflarca dosyaya birbiriyle çelişir mahiyette uzman görüşleri sunulduğu görülerek mahkemece Adli Tıp Kurumundan rapor aldırıldığı, icra takip dosyasında takip dayanağı senetteki davacı borçluya atfedilen ve borçlu tarafından inkâr edilen imzanın borçuya ait olmadığına bilirkişi raporu ile kanaat getirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2004 Sayılı İİK'nun 170/3. maddesi gereğince; itirazın kabulüne, itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkının saklı olduğuna, imzası inkar edilen senedin keşidecisinin dosya davacısı olduğu, lehtarın dosya davalısı olduğu anlaşılmakla davalının senetteki imzanın borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, senetteki imzanın borçlunun eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan senedi alan alacaklının, imzaya itirazı kabul edilene karşı başlattığı takipte ağır kusurlu olduğunun kabulü ile takip konusu alacağın %20'si oranında tazminata ve alacağın %10'u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Mahkemece karara dayanak yapılan 23.11.2020 tarihli ATK raporunun grafolog bilirkişi tarafından tanzim edilmediği, hukuken geçerli nitelikte bir rapor olarak kabul edilemeyeceği, dosya kapsamında mevcut 03.09.2020 tarihli Özel İnceleme Raporunda; “... bilya uçlu kalem grafileri, dolma uçlu kalem grafileriyle bu husus dikkate alınarak kıyaslanmalıdır.” şeklinde görüş bildirildiği, 23.11.2020 tarihli ATK raporunda buna yönelik bir inceleme ve tespit yapılmadığı, yapılan incelemenin bu nedenle eksik ve hatalı olduğu, bu eksikliklerin giderilmesi ve yeniden rapor alınması yönündeki talebinin mahkemece reddedildiği, hatalı bilirkişi raporuna göre imzaya itirazın kabul edildikten sonra, aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesinin hatalı olduğu, davacı borçlu hakkında Ankara Cumhuriyet Savcılığında dolandırıcılık suçundan yapmış olduğu şikayetin sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği, aleyhe hükmedilen kötü niyet tazminatı ve idari para cezasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu'ndan imza incelemesi için aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, takip dayanağı bonoda alacaklının senedin lehtarı, muterizin ise bononun keşidecisi sıfatıyla bonoda isminin yer aldığı görülmekle tarafların doğrudan ilişki içinde olması ve taraflar arasında yüz yüzelik bulunması nedeniyle, alacaklının muteriz borçlunun imzasının adı geçene ait olup olmadığını bilebilecek durumda olup bonodaki imzanın borçlunun eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan bonoyu alarak imzaya itirazı kabul edilene karşı başlattığı takipte ağır kusurlu kabul edileceğinden, mahkemece imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve alacaklının takip konusu alacağın %20'si oranında tazminata ve yine alacağın %10'u oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilmesi isabetli olup, alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür ve Grafolojik incelemenin doğru sonuçlar verebilmesi için yazı ve imza örneklerinin bir arada incelenerek bir kanaat oluşturulması gerektiği ileri sürülmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte, takibe dayanak senetteki imzanın davacı borçluya ait olmadığına yönelik imza itirazı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ... 2. 2004 sayılı İİK md.170, md.68/a, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.