Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/11192 E. 2023/1935 K. – İstihkak

Konu: İstihkak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11192
Karar No
2023/1935
Karar Tarihi
Konu
İstihkak

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddi ile tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 97/son, aynı Kanunun 18/1. ve 366/1. maddesinin atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/7. maddesi de gözetildiğinde icra mahkemesinde görülen işler ivedi işlerden sayıldığından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebinin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi: I. DAVA Davacı üçüncü kişi; borçlu ile akdedilmiş temlikname uyarınca borçlunun ... nezdinde yüklenmiş olduğu işlerden dolayı doğmuş ve doğacak hakediş/istihkaklarının 19.204.988 eurosu gayrikabili rücu olarak kendilerine temlik edildiğini, temlikname uyarınca ... tarafından 11.085.657,73 Euro'nun kendilerine ödendiğini, 8.119.330,27 Euro temlik bakiyesi alacağı bulunmasına rağmen paranın icra dosyasına gönderildiğini, temlik tarihi ... 32. İcra Müdürlüğünün 2014/14704 Esas sayılı dosyasında uygulanmış olan haciz tarihinden önce olduğundan temlik sözleşmesinden doğan haklarının daha önce geldiğini, ... A.Ş. tarafından icra dosyasına gönderilmiş olan meblağın borçlu şirketin ... nezdinde doğmuş ve müvekkile temlik edilmiş hakedişlerine bağlı KDV alacağı olduğunu, asıl alacağın KDV'sinin asıl alacağa bağlı haklardan olduğundan asıl alacak temlik edilmiş olduğu için hakediş alacağı kapsamında olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde ;temliknamede KDV dahil ya da artı KDV ifadeleri bulunmadığından borçlu şirketin doğmuş KDV alacaklarının temlik kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı ... ile dava dışı takip borçlusu şirket arasında akdedilen 12.07.2012 tarihli ... Kompresör İstasyonu İşi Sözleşmesinin 6. maddesi uyarında sözleşme bedelinin 47.789.000,00 Euro olarak tespit edildiği sözleşmenin 7. maddesinde ise hesaplanacak KDV'nin sözleşme bedeline dahil olmadığı ve idare tarafından yükleniciye ödeneceği hususunun belirtilmiş olması karşısında KDV bedelinin sözleşme bedeline dahil edilmediğini ve KDV'nin sözleşmeye konu istihkak ve alacak olarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığı, temliknamede KDV'nin temlik edildiğine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dava vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, temliknameye dayanak sözleşmede kdv alacağının, açık ve net bir şekilde “yükleniciye ödeneceğinin” belirtildiği, KDV alacağının temlik sözleşmesinden doğan alacak hakkı kapsamında olduğunu, dürüstlük kuralına, genel hukuk ilkelerine ve kanuna aykırı davranıldığı, bilirkişinin uzmanlık alanı dışında kaldığı halde alacağın temliki hususunda uzman birinden rapor aldırılmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı alacaklı vekili, müvekkili lehine tazminata hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirterek tazminat açısından kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme bedeline dahil olan giderlerin nelerden ibaret olduğu, KDV'nin bedele dahil olup olmadığından kaynaklandığı, ilgili mevzuatı uyarınca hesaplanacak KDV'nin sözleşme bedeline dahil olmayıp, idare tarafından yükleniciye ödeneceği düzenlendiği, taraflar arasında sözleşmede yer alan hususlara vaki herhangi bir itiraz olmadığı, temlik sözleşmesi incelendiğinde de KDV'nin temlik edildiğine dair bir ibare yer almadığı, bugüne kadarki KDV ödemelerinin yükleniciye (borçluya) yapıldığının tespit edildiği, ... nezdinde ilgili mevzuatı uyarınca hesaplanacak KDV alacağının temlik sözleşmesi kapsamında kalmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden davanın reddi yönünde karar verilmesi isabetli bulunduğu, mahkemece tazminat istemi değerlendirilmeden hüküm kurulmuş olduğundan teminatsız paranın ödenmesinin ertelenmesi, mümkün olmadığından hukuken geçerli bir tedbir kararı da bulunmadığından, tazminat şartları oluşmadığı gerekçesi ile başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddi ile tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, istinaf dilekçesini tekrarla, uyuşmazlıkla ilgili uzmanlık alanı olmayan bilirkişinin raporu ile hüküm tesis edildiğini, kdv alacağının temlik sözleşmesinden doğan alacak hakkı kapsamında olduğunu, BK 189. maddesinin gözardı edildiğini, sözleşmede açıkça kdv alacaklının yükleniceye ödeneceğinin belirtildiğini, alacak da temlik edildiğinden üçüncü kişiye ödenmesi gerektiğini, ...'ın teyit yazılaraında bankaya ödemye yapılacağının belirtildiğini, sözlşemeye ve yasaya aykırı davranıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı alacaklı vekili, mahkemenin ara kararı gereği söz konusu para üzerine tedbir konulduğunu ve taraflarına paranın ödenmediğini, talep ve işlemlerine rağmen mahkemece tedbir hakkında karar verilmediğini,bu hususta kusurları olmadığını, alacaklarına kavuşmalarının engellendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99. maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ... ile borçlu arasında yapılan sözleşmenin 7. maddesi incelendiğinde; taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin her türlü vergi, resim, harç, ... kullanım izin belgesi giderleri vb. giderler ile ulaşım, sözleşme kapsamındaki her türlü sigorta giderleri, sözleşme bedeline dahil olduğu, ilgili mevzuatı uyarınca hesaplanacak KDV'nin sözleşme bedeline dahil olmayıp, idare tarafından yükleniciye ödeneceğinin düzenlendiğinin, sözleşmede hakediş kapsamında alacak niteliğinde olmayan KDV'nin açıkça temlik sözleşmesine konu edilmediğinin,ayrıca İİK'nun 97/13. maddesine göre alacaklı lehine tazminat koşulları gerçekleşmediğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ve davalı alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90'ar TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/11192, K. 2023/1935, T. 22.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-11192-e-2023-1935-k-da1dc32080fd