Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/3533 E. 2026/5093 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3533
Karar No
2026/5093
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4377 E., 2025/3736 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarının ertelenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin, sanık ... müdafinin ve sanık ...'ın istinaf başvurularının kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanıkların üzerine atılı suç yönünden mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Olay günü saat 00.00 sıralarında Karacasu ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde önleyici hizmet devriyesi görevini ifa eden kolluk kuvvetlerince, mülkiyeti dava dışı ... isimli şahsa ait olan ve daha önce iki kez kazı yapıldığı bilinen tütün tarlasında gözetleme yapılarak olay mahalli emniyet çemberine alındıktan sonra kazı yapılan alana intikal edildiğinde tarla içerisinde temyiz dışı sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un yakalandıkları, kazı alanına 15 metre mesafede kepçe olduğunun görüldüğü, yapılan incelemede kazı çukurunun 1.20 m derinliğinde, 4.25 m uzunluğunda ve 2.10 m genişliğinde olduğunun tespit edildiği, sanık ...'ın savunmasında olay tarihinde Denizli'de olduğunu, kaçak kazı olayı ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, sanık ...'nın savunmasında, olaydan bir gün önce 19.10.2025 günü babasının vefat ettiğini, imam olan temyiz dışı sanık ...'i aradığını, telefon görüşmelerinin define işlemlerine ilişkin olduğunu beyan ederek ölüm belgesini dosyaya sunduğu, dosya kapsamında mevcut analiz raporu incelendiğinde, sanık ...'ın olay günü Denizli ilinde olduğunun baz bilgilerinden tespit edildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanıkların atılı suç yönünden mahkûmiyetlerine dair hüküm tesis edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin, sanık ... müdafinin ve sanık ...'ın istinaf başvuruları üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, "Sanıklar ... ve ...'nın bütün aşamalarda üzerlerine atılı suçu işlemediklerini beyan ettikleri, sanıkların diğer sanıklarla olay tarihlerine ilişkin HTS kayıtları ile iletişimlerinin tespit edildiği, ancak konuşma içeriklerine ilişkin tespitin yapılmadığı, ayrıca sanık ...'ın suç tarihinde suç yeri dışındaki bir yerde baz bilgisinin tespit edildiği, sanıkların suça konu yerde bulunduklarına ve suça katıldıklarına dair her türlü şüpheden uzak, somut, maddi delil elde edilemediği, içeriği belli olmayan görüşme kayıtlarının tek başına mahkumiyetine yeterli olmayacağı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla şüphe sanıklar lehine yorumlanarak sanıklar ... ve ...'nın üzerlerine atılı kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerektiği" değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli, 2022/8-393 Esas, 2024/283 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere "... İlk Derece Mahkemelerince kabul edilen maddi mesele değiştirilmeden ve yeni bir delil araştırmasına gidilmeden, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın beraat kararı verilmek suretiyle istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Adalete hızlı erişimin sağlanması amacı da bunu gerekli kılar." yönündeki değerlendirme dikkate alındığında, "Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanıkların beraatine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan hükmün bozulması" görüşünü içeren tebliğnameye iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, somut, maddi delil elde edilemediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Karacasu Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/3533, K. 2026/5093, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-3533-e-2026-5093-k-e5b2516400cd