Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2966 E. 2026/3886 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2966
- Karar No
- 2026/3886
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2674 E., 2021/3045 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk ve el konulan cep telefonunun iade edilmemesi, adli kontrol tedbiri uygulanmış olması nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 29.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davacıya gözaltı ve tutukluluk süresi boyunca kesintili de olsa maaş ödemelerinin yapıldığı, diğer taleplerin belgelendirilemediği gerekçesiyle maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulü ile 17.600,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 29.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkili hakkındaki adli kontrol tedbiri kaldırılmış olmasına rağmen derhal kaldırılması gereken bu adli kontrol kararı,müvekkilin müteaddit başvuruları sonucu ancak 9 ay sonra kaldırıldığına, hükmolunan manevi tazminatın çok düşük kaldığına ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, hükmolunan tazminat miktarlarınınn fahiş olduğuna, davalı lehine vekalete hükmolunması gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/1004 Esas ve 2021/17 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 29.09.2017 - 23.03.2018 tarihleri arasında toplam 175 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, kovuşturma aşamasında 23.05.2019 günü mahkemece adli kontrol kararının kaldırıldığı, yapılan yargılama neticesinde 12.01.2021 tarihinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 20.01.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediği, Kanun'da öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde karar verildi.