Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/8675 E. 2026/5493 K.

Konu: Sahte Belge Düzenleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8675
Karar No
2026/5493
Karar Tarihi
Konu
Sahte Belge Düzenleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3585 E., 2025/2739 K. SUÇ : Sahte belge düzenleme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2023 tarihli ve 2018/705 Esas, 2023/1131 Karar sayılı kararı ile verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin, 15.01.2025 tarihli ve 2024/2262 Esas, 2025/90 Karar sayılı kararı ile "Dosya içinde bulunan vergi tekniği raporu, vergi suçu raporu ve bunlarla uyumlu bilirkişi mütalaasına karşın, bilirkişi raporunda olduğu kabul edilen çelişkiler, alanında uzman 3 kişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile giderilmesi gerekirken, yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi" şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,

Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesinin 15.01.2025 tarihli ve 2024/2262 Esas, 2025/90 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine verilen Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2025 tarihli ve 2025/139 Esas, 2025/187 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/8675, K. 2026/5493, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-8675-e-2026-5493-k-4ff1ff878648