Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2788 E. 2025/7228 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2788
Karar No
2025/7228
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3592 E., 2021/3615 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 53. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; suçun unsurlarının oluştuğu ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 998 011 0288 vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanığın, kendisine usulüne uygun yapılan tebligata rağmen defter ve belgelerini belirtilen süre içerisinde ibraz etmediğinin iddia, sanık savunmaları, mütalaa formu, vergi suçu ve vergi tekniği raporları ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından atılı suçtan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; 485 sıra numaralı Vergi Usul Kanununun Genel Tebliği 3.2. maddesinde, ''...Tebliğ yapılacak olanın adresinde bulunmaması halinde durumun tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilir. Bu durumda kapıya pusula yapıştırılmaz ve tebliğ evrakı derhal idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliğ çıkaran merci tarafından olayın özelliğine göre tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılır... İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren ve bu tebliğ ekinde yer alan tebligat pusulası kapıya yapıştırılır... Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde muhatabı tarafından alınması halinde, alındığı günden bu süre içinde alınmaması halinde ise, pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihi izleyen on beşinci günde tebliğ edilmiş sayılır.'' hükmünün bulunduğu, somut olayda şirket yetkilisinin adresini bir kez tebliğ pusulası gönderilmiş olduğu, tebligat pusulasında tebliğ evrakının idareden alınabileceğine dair şerhin de olmadığı değerlendirilmekle bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin beşinci fıkrasında; "Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır." hükmü gereğince somut olayda 2013 ve 2014 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin istenilmesine dair yazının bu maddede belirtilen şekilde sanığa tebliğ edilmediği ve yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın beraat kararı verilmesinde bir hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2788, K. 2025/7228, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-2788-e-2025-7228-k-3adbef151713