Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2773 E. 2026/4948 K.

Konu: Sahte Belge Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2773
Karar No
2026/4948
Karar Tarihi
Konu
Sahte Belge Kullanma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/933 E., 2020/1101 K. SUÇ : Sahte belge kullanma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 20 14... takvim yıllarında sahte belge kullanma suçundan 213 sayılı Kanunun 359/b, 5237 sayılı Kanunun 43, 62... maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; sanık hakkında 2015 takvim yılında ''sahte belge kullanma'' suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 2014 takvim yılında "sahte belge kullanma" suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere sanığın suçu işlediğinin sabit olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile verilen beraat kararının bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, sanığın ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 58}... vergi kimlik numaralı mükellefi olup, 01.04.2014 tarihinden itibaren mükellefiyet tesis ettirdiği, 03.06.2014 tarihli ilk ve 27.11.2014 tarihli sonraki yoklamasında faal olduğu, 21.10,20 15... .10.2015 tarihli yoklamada gayrifaal olduğu. 30.09.2015 tarihinde re'sen terk ettirildiği, 14.01.2016 tarihinde ise ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ndc mükellefiyet tesis ettirdiği, Denetime tabi tutulmak amacıyla ...'nun tespit edilen işyeri ve ikamet adreslerine gönderilen 13.06.20 16... .06.2016 tarihli defter ve belge isteme yazılarının tebliğ edilemediği, buna ilişkin 15.06.20 16... .06.2016 tarihli Adres Tespit Tutanakları düzenlendiği, defter ve belgelerinin temin edilemediği,

2014 yılında muhtelif mükelleflerin ...'dan 124 adet belge karşılığında KDV Plariç 781,159,00 TL'lik alış yaptıklarını beyan ettikleri, KDV matrahı, satış ve alış bildirimlerinin önemli derecede tutarsız olduğu,

Sanığın 2015/01-08 vergilendirme dönemleri KDV beyannamelerinde toplam 2.046.150,89 TL matrah(satış) beyan ettiği, 2015 yılı ...-... form analizinde ...(satış) formu ile 255 adet belge karşılığında KDV hariç 1.797.938,00 TL satış yaptığını bildirdiği, muhtelif mükelleflerin ise ...'dan 2015 yılı karşıt ... (Alış) formu ile 322 adet belge karşılığında KDV Hariç 4.815.732,00 TL'lik alış yaptıklarını beyan ettikleri, ...'nun ... ile 67 adet belge karşılığında KDV hariç 2.021.300,00 TL alış bildirdiği, Karşı ... ile 4 adet belge karşılığında KDV hariç 196.800,00 TL bildirimde bulunulduğu, KDV matrahı, satış ve alış bildirimlerinin tutarsız olduğu,

Sanığın 20 14... yıllarında gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, haklarında sahte belge düzenledikleri yönünde vergi raporu düzenlenmiş firmalardan gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifası olmadan bu durum varmış gibi alım faturası temin ettiği bu şekilde atılı suçu işlediği gerekçesi ile sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; sanık hakkında 2015 takvim yılında ''sahte belge kullanma'' suçundan verilen mahkumiyet kararının incelenmesinde; mükellefin 2015 yılında mal alış beyan ettiği, karşıt mükellef ... hakkında 2015 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan Bakırköy 10. Asliye Ceza 2017/335 esas sayılı kamu davasının açıldığı Yerel Mahkemeye verilen cevaplardan anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 29.11.2016 tarih ve 2016-A-6759/12 sayılı vergi tekniği raporu 12. sayfasında, mükellefin 2015 yılında mal satın aldığı mükelleflere ilişkin bilgilerin yer aldığı, bunların bir kısmının ..., ..., ... ..., ..., ... olduklarının belirtildiği görülmüştür.

Dosyanın evveliyatı olan aynı mahkemenin 2017/78 esas sayılı dosyaya SMMM Bilirkişi Taylan ... tarafından sunulan 06.04.2018 tarihli raporun 5.sayfasında karşıt mükellefler ... , ..., ... hakkında ... ve ... ler nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğu, raporların dosyaya gönderildiği 2014-2015-2016 yıllarına ilişkin sahte belge düzenleme ve taklit belge nedeniyle olduğu belirtilmiş aynı bilirkişinin sahte belge kullanma suçu ile ilgili olarak düzenlediği 2020/933 esas sayılı dosyaya sunduğu 17.09.2019 tarihli raporda, her iki takvim yılında kullanılan faturaların gerçek bir mal ve hizmet satışına dayanmayan belgeler olduğu bildirilmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın istinaf itirazları yerinde görülmediğinden CMK.nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine,

Sanık hakkında 2014 takvim yılında ''sahte belge kullanma'' suçundan verilen mahkumiyet kararının incelenmesinde; yukarıda tarih ve sayısı belirtilen mükellefle ilgili vergi tekniği raporunun 13. sayfasında, mükellefin 2014 yılı için işletme hesabı ile defter tuttuğundan ... ve ... bildirim yükümlülüğü bulunmadığı için ... formu vermediği, form ... analizinde mükellefe mal ve hizmet sattığını beyan eden mükelleflerin de olmadığı tespit edildiğinden, mal/hizmet alışları yönünden karşıt tespit yapılamadığı belirtilmektedir.

Mükellef hakkında 2014 yılı işletme hesap özetinde 661.880 TL alış beyan ettiği belirtilerek bu takvim yılı için de hakkında VTR düzenlenmiş ise de; 2014 takvim yılı için mükellefe satış yapan mükelleflerin belirlenemediği, bu sebeple karşıt inceleme de yapılamadığı, anılan yıl için sahte belge kullanma suçu sabit olmadığı halde, 2014 takvim yılı için de sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizce de kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2022/8-393 Esas ve 2024/283 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk derece mahkemelerince kabul edilen maddi mesele değiştirilmeden ve yeni bir delil araştırmasına gidilmeden, duruşma açılmaksızın beraat kararı verilmek suretiyle istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilebileceği anlaşıldığından; Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/2773, K. 2026/4948, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-2773-e-2026-4948-k-68621b5c47f5