Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2505 E. 2025/6498 K. – Defter, Kayıt
Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2505
- Karar No
- 2025/6498
- Karar Tarihi
- Konu
- Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/344 E., 2019/1319 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 53. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; usulüne uygun tebligata rağmen defter ve belgelerini ibraz etmeyen ve mücbir bir sebep de bildirmeyen sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Denizli Bozkurt Mal Müdürlüğü'nün ...............vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanığın, vergi incelemesi amacıyla 2012 takvim yılına ait defter ve belgelerin ibrazı istemini içeren 01.04.2015 tarihli istem yazısının 07.04.2015 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın yasal süre içerisinde bu yıla ait defter ve belgeleri ibraz etmediği, bu itibarla atılı suçun unsurlarının oluştuğu kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; defter ve belge isteme yazısının mükellefin birlikte yaşadığı babası ....................a 07.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, 15 gün süre verilmiş olmasına rağmen mücbir sebep gösterilmeksizin defter ve belgelerin ibraz edilmediği, vergi raporlarına göre mükellefin 2012 yılına ilişkin defter tasdikinin olmadığı, ancak 08.08.2012 tarihinde 5 belge, 19.11.2012 tarihinde 10 belge bastırdığı, bu belgeleri işi terk tarihi olan 15.07.2012 tarihinden sonra iptal ettirdiği ve elinde iptal edilecek belge kalmadığını bildirdiği, sanığın elinde ibraz edilecek fatura olmadığı gibi bu konuda iki kez bildirim yapması karşısında, vergi raporu ekinde belirtilen 17.08.2012 tarihli tutanak ile 01.03.2013 tarihli dilekçe fotokopisinden anılaşıldığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,
2. Sanığın, 08.08.2012 tarihinde A/518651-518900 belge numaralı 5 adet, 19.11.2012 tarihinde ise A/27351-27850 belge numaralı 10 adet belge bastırdığı, A/518651-518900 numaralı belgeleri 17.08.2012 tarihinde tanzim edilen tutanakla iptal ettirdiğinin tespit edildiği, A/27351-27850 numaralı belgeleri ise kullandığı için elinde iptal edilecek belge kalmadığını 01.03.2013 tarihli dilekçe ile beyan ettiğinin ve kullandığı 10 adet belgeyi Vergi Dairesine isteme yazısı doğrultusunda ibraz etmediği ve suçun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkraları uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.