Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2463 E. 2025/6669 K. – Defter, Kayıt
Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2463
- Karar No
- 2025/6669
- Karar Tarihi
- Konu
- Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/202 E., 2019/606 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62, ve 5271 sayılı Kanun'ın 231/5 maddesi uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, kararın 04.06.2012 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştirildiği, İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15.06.2017 tarihli 2016/457 Esas ve 2017/429 Karar sayılı ilamı ile sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 23.06.2015 tarihinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanması ile sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu, sanığın suçunun sabit olduğu, tebligatın usulüne uygun olduğu ve BAM kararının yerinde olmadığı, eksik inceleme ve soruşturmaya dayalı ve hukuka aykırı olarak verilen beraat kararının bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ...vergi kimlik numaralı mükellefi sanık ...'nın vergi incelemesi için istenen 2006 takvim yılına ait defter, kayıt ve belgelerini yasal süresi olan 15 gün içerisinde vergi müfettişinin denetimine sunmadığı oluşu mahkememizce bu şekilde kabul edilen olayda sanığın üzerine atılı olan suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; 5604 Sayılı Mali Tatil İhdas edilmesi hakkındaki kanun 1/1-4 maddesinde açıklandığı üzere her yılın Temmuz ayının biri ile yirmisi arasında Mali Tatil uygulanacağı ve Mali Tatil süresi içerisinde inceleme amacıyla defter ve belge ibrazının istenemeyeceğinin düzenlenmiş olması nedeniyle sanığa 20/07/2011 tarihli olan Mali Tatil süresi içerisinde yapılan tebliğ işleminin sonuç doğurmayacağı, bu nedenle üzerine atılı suçun yasal unsurunun oluşmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04.06.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 23.06.2015 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. 5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; "Her yıl temmuz ayının birinden yirmisine kadar (yirmisi dahil) malî tatil uygulanır. Haziran ayının son gününün tatil günü olması halinde, malî tatil, temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden başlar. Son günü malî tatile rastlayan aşağıda belirtilen süreler, tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır" ve aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; "Mahkeme kararı veya Cumhuriyet Savcılıklarının talebi üzerine ya da Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yapılan aramalı incelemeler hariç olmak üzere, malî tatil süresince inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazı talep edilemez, mükellefin işyerinde incelemeye başlanılmaz." hükümleri yer almaktadır. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ...vergi kimlik numarası ile mükellef olan sanığa, 2006 takvim yılına ait defter ve belgelerini 15 gün içerisinde ibraz etmesi gerektiğine ilişkin gönderilen isteme yazısının, mali tatil öncesinde 15.06.2015 tarihinde düzenlendiği, malî tatil süresince inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazının talep edilemeyeceği, bununla birlikte mali tatil öncesinde düzenlenen isteme yazılarının, mali tatil içinde tebliğinin mümkün olduğu, bu durumun defter ve belgelerin ibraz süresini uzatacağı ancak suçun unsurlarına etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yargılamaya devamla diğer delillerle birlikte bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Suçun sübutu halinde, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4. ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. 3, 4, 5 ve 6. fıkraları uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.