Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1334 E. 2025/6259 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1334
- Karar No
- 2025/6259
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/283 E. - 2022/1717 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının istinaf başvurusunun kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a, 303/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan sanık müdafinin temyiz isteminin süresinde olmadığından reddi ve katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlerini içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile sanık hakkında beraat kararı verildiğine, Sanık müdafinin temyiz isteği; vekalet ücretine hükmedilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR .. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 19.05.1998 gün ve .. sayılı kararı ile tescilli 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmazda sanık ... ve temyiz dışı sanık ... tarafından izin alınmadan ev yapıldığı iddiasıyla dava açıldığı, sanık ...'nın savunmasında suça konu evin yapıldığı arazinin ve inşaatın oğlu ...'a ait olduğunu beyan ettiği, temyiz dışı ...'ın da savunmasında arazinin tapusunun ve inşaatın kendisine ait olduğunu ifade ettiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde "2863 sayılı Kanuna aykırılık oluşturan eylemin sanık ... adına kayıtlı 1186 ada 83 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapmak suretiyle gerçekleştirildiği, sanık ...'ın eylemini ikrar ettiği, taşınmazın kendi adına kayıtlı olduğu ve yapı kayıt belgesinin de sanık ... tarafından alındığının sabit olduğu, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişinin de inşaatın sanık ... tarafından yaptırıldığını beyan ettiği, sanık ...'ın aşamalarda inşaatın kendisi tarafından yaptırıldığını kabul ettiği ve annesinin bu olayla bir ilgisinin bulunmadığını belirttiği, sanık ...'nın savunmasında, dava konusu inşaatı kendisinin yapmadığını beyan ettiği, hazırlık aşamasında müdafisi olmaksızın alınan beyanının hükme esas teşkil edemeyeceği, sanık ...'nın söz konusu evde oturmak dışında evin yapımına dair iştirak iradesini ortaya koyacak eylemlerinin tespit edilemediğii" hususları değerlendirilerek, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanığın beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık ... müdafinin 21.07.2022 tarihli temyiz isteminin yasal süresinde olduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarihli, 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikâme etme yoluna gitmemesi, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanunun gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığın, yüklenen suçu işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesi ile beraatine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık lehine duruşma yapılmayan Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hükme yargılama giderlerinden önce gelmek üzere, "Kendisini vekil ile temsil ettiren ve beraat eden sanık lehine duruşma yapılmayan Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi için belirlenen maktu 9.200,00 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca .. (...) 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde karar verildi.