Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3980 E. 2025/3128 K. – Özel Hayatın
Konu: Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3980
- Karar No
- 2025/3128
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/222 E., 2024/27 SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Ayrıntıları Dairemizce de benimsen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.10.2022 tarihli ve 2022/11-15 Esas, 2022/627 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 21. fıkrasında; "Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez." demek suretiyle belinlenen sürenin dava zamanaşımı ve dava süresinin hesabında dikkate alınmayacağını öngörmüştür. Kovuşturma evresi de dikkate alınarak benzer biçimde düzenlenen 05.08.2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34. maddesinin birinci fıkrasında da; "Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek büroya verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez." hükmü yer almaktadır. Uzlaştırma girişimin sonuçsuz kalması üzerinde durmakta fayda bulunmaktadır. İlk olarak CMK'nın 253. maddesinin altıncı fıkrası ile Yönetmelik'in 7. maddesinin on ikinci fıkrası hükümleri birlikte dikkate alındığında, resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma veya kovuşturma sonuçlandırılacaktır. İkinci olarak, CMK'nın 253. Maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine göre; şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. Benzer şekilde Yönetmelik'in 30. maddesinde de uzlaşma teklifinde bulunulanlardan herhangi biri üç gün içinde teklifi yapan uzlaştırmacıya kararını bildirmediği takdirde, uzlaşma teklifi reddedilmiş sayılacaktır. Diğer bir ihtimal de uzlaşma teklifinde bulunulan tarafın uzlaşma teklifini açıkça kabul etmediğini beyan etmesi durumudur. Uzlaşma teklifini taraflardan biri reddetmiş sayıldığı veya açıkça reddettiği hâllerde CMK'nın 255. maddesi hükmü saklı kalmak üzere, ayrıca diğerlerine uzlaşma teklifinde bulunulmayacak ve uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma veya kovuşturma sonuçlandırılacaktır. Yönetmelik'in 34. maddesinin ikinci fıkrasına göre de; uzlaşma teklifine süresi içerisinde cevap verilmemesi ya da teklifin reddedilmesi hâlinde uzlaştırma girişimi sonuçsuz kalmış sayılır. Taraflardan birine ulaşamama, uzlaşma teklifinin reddedilmiş sayılması veya reddedilmesi durumlarında teklif aşamasında uzlaştırma girişimi olumsuz sonuçlanmıştır ve bu husus bir tutanakla tespit edilip dosyasına konularak uzlaştırma işlemlerine son verilecektir. Bu açıklamalar ışığında Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2016 tarihli ve 2015/111 Esas, 2016/11 Karar sayılı kararının Dairemizin 19.06.2023 tarihli ve 2020/934 Esas, 2023/2212 Karar sayılı ilamı ile uzlaşma hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmesi sonrasında dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verildiği ve uzlaştırma bürosunca 26.09.2023 tarihinde uzlaştırmacı ... uzlaştırmacı olarak atandığı, uzlaştırmacı tarafından katılan ...'ya yapılan 26.10.2023 tarihli uzlaşma teklifinin aynı tarihte katılan tarafından reddedilerek tutanağın imzalandığı, sanık ...'e yapılan 14.11.2023 tarihli uzlaşma teklifinin aynı tarihte sanık tarafından reddedilerek tutanağın imzalandığı, uzlaştırmacı tarafından taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığına dair 21.11.2023 tarihli tutanağın düzenlenerek uzlaştırma bürosuna verildiği, katılana 26.10.2023 tarihinde yapılan uzlaşma teklifi ile zamanaşımı süresinin durmaya başladığı, aynı tarihte katılanın uzlaşma teklifini reddetmesi nedeniyle uzlaşmanın sonuçsuz kalması nedeniyle zamanaşımı süresinin tekrar işlemeye başladığı anlaşılmıştır. Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemin 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu, anılan suç, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımına tabi olduğu, aynı Kanun'un 67/2-d maddesi gereğince zamanaşımı son kesen işlemin 20.01.2016 tarihli mahkumiyet hükmü olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 253/21. maddesine göre durma süresi de eklendiğinde bu tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımının karar tarihi olan 14.02.2024 tarihinden önce dolduğu gözetilerek, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesi kapsamında derhâl beraat kararı verilmesini gerektirir hâllerin bulunmadığı da dikkate alınarak, sanık hakkındaki kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla 14.02.2024 tarihli duruşma sonunda yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde karar verildi.