Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/2741 E. 2025/3405 K. – Özel Hayatın
Konu: Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2741
- Karar No
- 2025/3405
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Hayatın Gizliliğini İhlal
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1360 E., 2022/1612 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 134/1-2, 43 ve 53. maddeleri gereğince 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Hükmün 3. paragrafında yer alan “...TCK 43 maddesi gereğince” şeklindeki ibarelerin hükümden çıkarılarak yerine ''TCK'nın 43/2 maddesi delaleti ile TCK'nın 43/1 maddesi gereğince'' şeklinde ibarelerin yazılması sureti ile DÜZELTİLMESİNE, Diğer yönlerden usul ve yasaya uygun bulunan hükmün CMK.nın 280/1-a,c ve 303/1 maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUN ESASTAN REDDİNE" karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemleri, savunma hakkının kısıtlandığı, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, eksik araştırma sonucu mahkumiyete hükmedildiği, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiği,zincirleme suç nedeniyle fazla arttırım yapıldığı, 5237 sayılı Kanunun 62. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; fotoğrafçı olan sanığın iş yerinde çalışan personelin soyunma odası olarak kullandıkları odada bulunan bir rafa yerleştirdiği kameranın video kaydını açık bırakarak çalışanların üstlerini değiştirdiği sırada görüntülerin kaydeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 134/1-2. maddesinde düzenlenen özel hayata ilişkin görüntülerin kaydedilmesi suretiyle ihlal suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin kararında sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanırken yalnızca "TCK'nın 43. maddesi" yazılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle ilgili yere "5237 sayılı Kanunun 43/2 maddesi delaleti ile 5237 sayılı Kanunun 43/1 maddesi gereğince" ibaresi eklenerek istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5237 sayılı Kanunun 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.