Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3220 E. 2024/5451 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3220
- Karar No
- 2024/5451
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/123 esas, 2022/178 karar SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan şüpheli ... hakkında Banaz Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28/02/2022 tarihli ve 2022/360 soruşturma, 2022/156 esas, 2022/33 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulüne, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/4. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın tekerrüre esas sabıkasının bulunduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinde yer alan seçenek yaptırımların takdir edilemeyeceği, anılan Kanun'un 50 ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231.maddesinde yer alan lehe hükümlerin uygulanamayacağına dair Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2022 tarihli ve 2022/123 esas, 2022/178 sayılı kararının itiraz edilmeksizin 28.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05/06/2024 tarihli ve 94660652-105-64-3546-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18/07/2024 tarihli ve KYB-2024/67266 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18/07/2024 tarihli ve KYB-2024/67266 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, her ne kadar Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2021 tarihli kararı ile sanığın daha önceden kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinde yer alan seçenek yaptırımların takdir edilemeyeceği, anılan Kanun'un 50 ve 51. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde yer alan lehe hükümlerin uygulanamayacağına dair karar verilmiş ise de; 1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01/03/2021 tarihli ve 2021/6526 esas, 2021/2657 karar sayılı ilamında ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11/250 esas, 2019/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre verilen mahkûmiyet hükümleri bakımından, infazdan sonra anılan Kanun'un 58. maddesinde öngörülen sürelerin geçmiş olması durumunda, bu hükümlerin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde olumsuz koşul olarak belirtilen bir engel olarak kabul edilmeyeceği cihetle, Somut dosya kapsamında, sanığın adlî sicil kaydında görülen Banaz Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/11/2008 tarihli ve 2006/185 esas, 2008/426 sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 3 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine hükmedildiği, hapis cezasının 28/06/2013 tarihinde infaz edildiği ve 3 yıllık tekerrür süresi geçtikten sonra inceleme konusu olan suçun işlendiği, bu nedenle Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin anılan ilâmının objektif olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun ''adlî sicil bilgilerinin silinmesi'' başlıklı 9/1. maddesinde yer alan; (1) Adlî sicildeki bilgiler; a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, c) Ceza zamanaşımının dolması, d) Genel af, halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır. '' şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 02/05/2018 tarihli ve 2018/3693 esas, 2018/8150 karar sayılı ilamında, sanığın suç tarihinden önce adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınmış olan ve tekerrüre esas alınma süresi de geçmiş olan kasıtlı suçtan mahkûmiyetin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olmayacağının belirtildiği, bu suretle adli sicilden silinme koşulları oluşan önceki mahkûmiyet hükümlerinin cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesine engel oluşturmayacağının kabulünün adalet ve hakkaniyete uygun olacağı, Sanığın adli sicil kaydındaki Banaz Asliye Sulh Ceza Mahkemesinin 08/11/2008 tarihli ve 2006/185 esas, 2006/426 sayılı kararına ilişkin 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasının inceleme konusu suçun işlendiği 24/12/2021 tarihinden önce adli sicilden silinerek arşiv kaydına alındığı ve tekerrüre esas alınma süresi de geçmiş olan kasıtlı suçtan mahkûmiyetlerin sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine engel olmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan Banaz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen talepnamenin kabulü ile Banaz Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2022 tarihli kararın hüküm kısmında sanığın TCK'nın 179/3-2, CMK'nın 250/4, TCK'nın 53. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasına karşın, hükmün gerekçe kısmında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturacak şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,oy birliğiyle, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.