Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2694 E. 2024/5218 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2694
- Karar No
- 2024/5218
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/647 E., 2024/66 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi delaletiyle 179/2, 62, 50/3, 52/2 maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2020/8868 Esas, 2022/8173 Karar sayılı ilâmıyla, basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış, yargılama sırasında seri muhakeme usul hükümlerinin uygulanması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Usulü Soruşturma Bürosuna müzekkere yazılmış, Savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş, bunun üzerine mahkemece basit yargılama hükümlerini uygulamama yönünde takdir kullanılarak, yine 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi delaletiyle 179/2, 62, 50/3, 52/2 maddeleri uyarınca 500 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğinden ve Yargıtay bozma ilamına karşı sanığın diyecekleri sorulmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğundan bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, hakkında seri muhakeme usul hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 128 promil alkollü vaziyette araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu tespit edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2. maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılaması devam etmekte olan bir dosyada, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilemeyeceği ve yargılamanın bitirilmesinin ancak 5271 sayılı CMK'nın 223/1.maddesinde yer alan hüküm olarak sayılan kararlarla mümkün olacağı gözetildiğinde anılan kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla bu hususa ilişkin bozma öneren tebliğnamedeki görüşe katılmak olanaklı olmamıştır. 1412 sayılı CMUK'nın 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/2. maddesine göre, sanığa davetiyenin tebliğ edilememiş olması durumunda dahi gıyabında karar verilebileceğinin bildirildiği, ancak hükmün aleyhe bozulması hâlinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulmasının zorunlu olacağına yer verildiği, dairemizin, 08.11.2022 tarihli ve 2020/8868 Esas, 2022/8173 Karar sayılı ilamının, sanığın aleyhine olmadığı gözetildiğinde, sanığın bilinen son adresine tebligat çıkartılmasının yeterli olacağı bir başka deyişle savunma hakkını kısıtlama mahiyetinde olmayacağının anlaşılması karşısında bu hususta bozma öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2024 tarihinde karar verildi.