Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2448 E. 2024/7673 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2448
- Karar No
- 2024/7673
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/458 E. 2024/41 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Görevsizlik TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 373/4. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin hükümlü olan davacının almış olduğu haksız hücre cezası nedeniyle denetimli serbestlikten yararlanma hakkını yitirdiğinden cezaevinde fazladan kaldığı süreler nedeniyle 350.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın 05/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine ilişkin talep etmiş, davacı vekili 28/10/2019 havale tarihli kısmi feragat talebini içeren dilekçesi ile maddi tazminat talebini 50.000,00 TL'ye ve manevi tazminat talebini 150.000,00 TL'ye indirmiş, ilk derece mahkemesince tensip ile yargılama yapma görev ve yetkisinin Bitlis Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu değerlendirilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle talebin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince hukuka aykırı bir şekilde davacıya verildiği iddia olunan disiplin hücre cezası sebebiyle davacının denetimli serbestlikten yararlanma hakkını yitirdiği, bundan dolayı tahliyesinin 331 gün geç yapıldığı, davacının cezaevinde kaldığı 331 günlük fazla süre nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 04.12.2013 tarih ve 2013/20679 Esas 2013/27877 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere disiplin cezası ve infaza ilişkin hukuka aykırılıkların CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde tahdidi olarak sayılmış bulunan koruma tedbirlerinden olmadığı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16/10/2023 tarih ve 2021/10268 Esas - 2023/4006 Karar sayılı ilamıyla: " kararın duruşmalı olarak verilmesi gerektiği gözetilmeden, Cumhuriyet savcısından yazılı mütalaa alınarak tensiben yazılı şekilde karar verilmesinin, hukuka kesin aykırılık hallerinden olduğu" gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde tazminat istemine ilişkin davanın gereğinin takdirinin idari yargı görev alanında kaldığı ve bu mahkemeler önünde tazminat isteminde bulunabileceği nedenle 5235 Sayılı Kanunun 11, 12 ve 14. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 3 ve 4. maddeleri gereğince Mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizliğine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteğine konu kararın temyizi mümkün kararlardan olmadığı, itiraza konu kararlardan olduğu değerlendirilmekle; dava dosyasının incelenmeksizin Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesine iadesine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, davanın kabulü gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'un Bitlis Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu esnada Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Amirliği tarafından 21/04/2015 tarihinde 2015/121 Karar sayılı kararı ile 15 gün hücre hapsi cezası ile cezalandırıldığı ve bu cezanın Bitlis İnfaz Hakimliğinin 2015/247 Esas 2015/265 Karar sayılı kararı ile onanması üzerine davacı tarafından itiraz yoluna başvurulduğu, Bitlis 1 Ağır Ceza Mahkemesinin 25/05/2015 tarihli 2015/461 D. İş. sayılı kararı ile eksik araştırma gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verildiği, bunun üzerine Bitlis İnfaz Hakimliğinin 2015/345 Esas 2015/677 Karar sayılı 10/09/2015 tarihli kararı ile disiplin cezasına yapılan itirazın reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz yoluna başvurulduğu, Bitlis 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/26 Değişik iş sayılı 01/10/2015 tarihli karar ile yapılan itirazının reddedildiği, disiplin cezasının infaz edildiği, daha sonra kanun yararına bozma başvurusu yapılması üzerine Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının Yargıtay l. Ceza Dairesinin 08/05/2017 tarihli 2017/806 Esas 2017/1496 Karar sayılı kararı ile kanun yararına bozulmasına karar verildiği, Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/12/2017 tarih 2017/554 Değişik İş sayılı kararı ile Bitlis İnfaz Hakimliğinin 10/09/2015 tarih ve 2015/345 Esas, 2015/677 Karar sayılı kararına ...'un yapmış olduğu itirazın kabulü ile infaz hakimliğinin kararını kaldırılmasına karar verildiği, bu şekilde gerçekleşen süreç sonunda, hukuka aykırı bir şekilde davacıya verildiği iddia olunan disiplin hücre cezası sebebiyle davacının denetimli serbestlikten yararlanma hakkını yitirdiği, bundan dolayı tahliyesinin 331 gün geç yapıldığı, davacının cezaevinde kaldığı 331 günlük fazla süre nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de tazminat istemine ilişkin davanın gereğinin takdirinin idari yargı görev alanında kaldığı ve bu mahkemeler önünde tazminat isteminde bulunabileceği nedenle 5235 Sayılı Kanunun 11, 12 ve 14. maddeleri ile 5271 sayılı CMK.nun 3 ve 4. maddeleri gereğince Mahkememizin yargı yolu bakımından görevsizliğine reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunununda koruma tedbirleri nedeniyle tazminat başlığı altında 141 ila 144. maddeleri arasında düzenleme yapıldığı, tazminat istemine ilişkin CMK'nın 141 inci maddesinde suç soruşturması ve kovuşturması sırasında gerçekleşen koruma tedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceği belirtilerek tazminat istenebilecek hallerin tahdidi şekilde sıralandığı dikkate alınarak somut olay değerlendirildiğinde; hükümlü olan davacının almış olduğu haksız hücre cezası nedeniyle denetimli serbestlikten yararlanma hakkını yitirdiğinden cezaevinde fazladan kaldığı süreler nedeniyle tazminat isteminin infaza ilişkin olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 141 nci ve devamı maddelerinde tahdidi olarak sayılmış bulunan koruma tedbirlerinden olmadığı anlaşılmakla; CMK'nın 141 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki tazminat isteme koşullarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizliğine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.