Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2285 E. 2024/4391 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2285
- Karar No
- 2024/4391
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/379 E., 2023/389 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2016 tarihli ve 2015/889 esas, 2016/154 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 maddesi delaletiyle 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/09/2020 tarihli ve 2020/245 esas, 2020/906 sayılı kararının, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 28/05/2021 tarihli ve 2020/4410 esas, 2021/1409 sayılı kararı ile bozulmasını takiben, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3, 179/2 ve 62. maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2022 tarihli ve 2021/949 esas, 2022/58 sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine, duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179/3, 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2023 tarihli ve 2022/379 esas, 2023/389 karar sayılı kararının istinaf edilmeden 24/05/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11/03/2024 tarihli ve 94660652-105-06-30621-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18/04/2024 tarihli ve KYB-2024/31197 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, /04/2024 tarihli ve KYB-2024/31197 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/11/2015 tarihli ve 2015/160556 soruşturma, 2015/45714 esas, 2015/39418 sayılı iddianame ile açılan kamu davası üzerine, sanık hakkında Ankara 70. Asliye Ceza Mahkemesince 27/04/2023 tarihli mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, Sanığın yargılamaya konu aynı eylemi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12/02/2016 tarihli ve 2016/26771 soruşturma, 2016/7796 esas, 2016/6719 sayılı iddianame ile sanık hakkında açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde, Ankara 31.Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2018 tarihli ve 2016/296 esas, 2018/1404 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan mahkûmiyet kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 11/02/2020 tarihli ve 2018/5516 esas, 2020/509 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddedilerek kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına dair Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2016 tarihli ve 2015/889 esas, 2016/154 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 maddesi delaletiyle 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/09/2020 tarihli ve 2020/245 esas, 2020/906 sayılı kararının, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 28/05/2021 tarihli ve 2020/4410 esas, 2021/1409 sayılı kararı ile bozulmasını takiben, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3, 179/2 ve 62. maddeleri ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddeleri gereğince 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2022 tarihli ve 2021/949 esas, 2022/58 sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine, duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179/3, 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2023 tarihli ve 2022/379 esas, 2023/389 karar sayılı kararının istinaf edilmeden 24/05/2023 tarihinde kesinleşmiştir. 2.İnceleme konusu hükümde, sanığın yargılamaya konu aynı eylemi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12/02/2016 tarihli ve 2016/26771 soruşturma, 2016/7796 esas, 2016/6719 sayılı iddianame ile sanık hakkında açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama neticesinde, Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2018 tarihli ve 2016/296 esas, 2018/1404 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan mahkûmiyet kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 11/02/2020 tarihli ve 2018/5516 esas, 2020/509 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddedilerek kesinleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Ankara 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2023 tarihli ve 2022/379 esas, 2023/389 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3 maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309/4 maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09. 2024 tarihinde karar verildi.