Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2280 E. 2024/4390 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2280
- Karar No
- 2024/4390
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/32 E., 2023/316 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2019 tarihli ve 2019/549 esas, 2019/829 sayılı kararının 08/01/2020 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 08/03/2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2023 tarihli ve 2023/32 esas, 2023/316 karar sayılı kararının istinaf edilmeden 04/09/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18/03/2024 tarihli ve 94660652-105-34-31948-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03/04/2024 tarihli ve KYB-2024/34714 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03/04/2024 tarihli ve KYB-2024/34714 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "7188 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde seri yargılama usulünün, kanunda katalog halinde verilen suçlarda, soruşturma evresi sonunda Cumhuriyet Savcısı tarafından kamu davası açılması için yeterli şüpheye ulaşıldığında ve bu suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde uygulanacağı, seri muhakeme uygulanması hâlinde sonuç olarak belirlenen cezadan yarı oranında indirim yapılacağı, seri muhakeme usulü uygulanmaksızın açılan veyahut yargılama sırasında suçun seri muhakeme usulüne tabî olduğu anlaşılan dosyalarda, sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için mahkemesince dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunduğu, Somut incemeleye konu dosyada, sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 179. maddesi kapsamında yer alan “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçuna ilişkin olduğu ve atılı suçun 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/1-a-3. maddesine göre seri muhakeme usulüne tabî olduğu, 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, Bu hâliyle, sanık hakkında İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2019 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine 10/03/2023 tarihli tensip tutanağı ile kovuşturmanın yeniden başladığı ve hükmün açıklandığı 18/07/2023 tarihinden önce Anayasa Mahkemesinin belirtilen iptal kararının yayımlanmış olduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemesince öncelikle durma kararı verilip dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı seri muhakeme usulü bürosuna gönderilerek seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, bu usulün uygulanamaması hâlinde ise davaya devam edilerek hüküm kurulması ve dosyanın seri muhakeme usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2019 tarihli ve 2019/549 esas, 2019/829 sayılı kararının 08/01/2020 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 08/03/2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2023 tarihli ve 2023/32 esas, 2023/316 karar sayılı kararının istinaf edilmeden 04/09/2023 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. 2.İnceleme konusu hükümde, sanık hakkında İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2019 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine 10/03/2023 tarihli tensip tutanağı ile kovuşturmanın yeniden başladığı ve hükmün açıklandığı 18/07/2023 tarihinden önce Anayasa Mahkemesinin belirtilen iptal kararının yayımlanmış olduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemesince öncelikle durma kararı verilip dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı seri muhakeme usulü bürosuna gönderilerek seri muhakeme usulünün uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, bu usulün uygulanamaması hâlinde ise davaya devam edilerek hüküm kurulması ve dosyanın seri muhakeme usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2023 tarihli ve 2023/32 esas, 2023/316 karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3 maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun’un 309 /4 maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.