Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1493 E. 2024/4437 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1493
- Karar No
- 2024/4437
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/583 E., 2023/723 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Beyşehir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.09.2023 tarihli, 2023/583 E., 2023/723 K. sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi delaletiyle 179/2, 50/3 yollamasıyla 50/1-a, 52/2 maddeleri ve 5271 sayılı CMK'nın 250/4 maddesi gereğince 300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca, 09.01.2024 tarihli ve 94660652-105-42-27772-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB-2024/7875 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB-2024/7875 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olacağı, suç tarihinin 06/06/2008 olduğu, sanığın savunmasının 23/10/2008 tarihinde alındığı, bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 07/04/2009 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 22/10/2013 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 07/04/2009 ile 22/10/2013 tarihleri arasında (4 yıl 6 ay 15 gün) dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın savunmasının alındığı 23/10/2008 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durduğu süre (4 yıl 6 ay 15 gün) mahsup edildikten sonra hükmün açıklandığı 05/09/2023 tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2.Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı TCK'nın 179/3 maddesi yollamasıyla 179/2.maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Aynı Kanunun 67/3.maddesinde dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemesi gerektiğinin belirtildiği, sanığın Beyşehir (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/194 esas sırasında kayden yapılan yargılaması sırasında 23.10.2008 tarihinde yapılan sorgusu ile zamanaşımının kesildiği, ardından sanık hakkında mahkemece, 27.01.2009 tarihimde, anılan suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği, kararın 07.04.2009 tarihinde kesinleşmesi ile dava zamanaşımının durduğu, duran zamanaşımı süresinin ihbara konu ikinci suçun işlenme tarihi olan 22.10.2013 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başka sebep bulunmadığı, bu haliyle zamanaşımının durduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07.04.2009 tarihi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği 22.10.2013 tarihi arasındaki 4 yıl 6 ay 15 günlük süre ile kanundan kaynaklı 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, sanığın sorgusunun yapıldığı 23.10.2008 tarihine eklenmesiyle 08.05.2021 tarihi itibariyle dosyada, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşıldığı, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9.maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4.maddeleri ile 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Beyşehir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.09.2023 tarihli, 2023/583 E., 2023/723 K. sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 73/4. maddesi delâletiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.