Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1360 E. 2025/7277 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1360
- Karar No
- 2025/7277
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/805 Esas 2023/1465 Karar SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 67/2, TCK'nın 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında Kültür Varlığı Ticaretine Aykırı Hareket Etmek suçundan verilen mahkumiyet kararı tamamen çıkarılarak yerine; sanık hakkında 2863 sayılı yasanın 67/2. maddesine aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığından ve bu nedenle atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; eksik inceleme ile karar verildiğine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanık ... atılı suçu kabul etmemiş ise de; sanığın ikrar içeren savunması, elinde satmak amaçlı eser bulundurmadığını savunan sanığın, tarihi eser alıcısı olduğunu söyleyen kişilerle bu işi konuşmak üzere buluşmasının hayatın olağan akışına uymaması, sanığın yakalanış ve tarihi eserin ele geçirilme biçimi, müze müdürlüğünün yakalanan tarihi esere ilişkin raporu, tutanak mümzii kolluk görevlilerinin beyanları ve dosyaya yansıyan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanık tarafından kaçak kazı sonucunda suça konu mezar siteli olan tarihi eserin ele geçirildiği, sonrasında ise sanığın bildirim yükümlülüğüne aykırı biçimde söz konusu tarihi eseri saklayarak satmaya çalışmak sureti ile üzerine atılı bulunan bildirimi yapılmamış olan kültür ve tabiat varlıklarını satışa arz etmek suçunu işlediği anlaşıldığından sanığın eylemine uyan 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin ve sanığın istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Yargıtay 11. Ceza Daieresinin 2019/10357 Esas ve 2023/5903 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.07.2021 tarihli ve 2018/18-323 Esas, 2021/330 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 139'uncu maddesinde sayılan suçlar dışında da kolluk görevlilerinin aynı Kanun'un 160. ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda ve genel yetkileri ile görevleri kapsamında, suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delilleri toplamak amacıyla suça azmettirmeden ve teşvik etmeden faaliyette bulunması mümkündür. Bu durumdaki görevli gizli soruşturmacı değil “gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi” olarak kabul edilmektedir. Gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisinin suça teşvik etmeden veya azmettirmeden elde ettiği delillerin hukuka uygun olacağı ancak bu görevlinin hiç bir zaman kışkırtıcı ajan gibi hareket edemeyeceği, önceden failde bulunmayan suç işleme kastını yaratarak faili, suç işlemeye azmettiremeyeceği aynı kararda açıkça belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; soruşturma yapan adli kolluk görevlilerinin tespit ettikleri telefon vasıtasıyla whatsapp üzerinden görüşme yapmak suretiyle sanıkla irtibat kurarak buluşması ve sonrasında sanığın kolluk görevlilerine satmak amacıyla aracının bagajından suça konu eserleri çıkartması şeklinde gerçekleşen olayda, adli kolluk görevlilerinin kışkırtıcı ajan gibi hareket ederek sanığı suça teşvik ettikleri ve dolayısıyla delillerin hukuka aykırı elde edildiği, hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delillerin hükme esas alınamayacağı gözetilmeden sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Usul ve esasa aykırı ise de; bu hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında Kültür Varlığı Ticaretine Aykırı Hareket Etmek suçundan verilen mahkumiyet kararı tamamen çıkarılarak yerine; sanık hakkında 2863 sayılı yasanın 67/2. maddesine aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve yeterli delil bulunmadığından ve bu nedenle atılı suçu işlediği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Eğirdir Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.