Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/918 E. 2024/7073 K. – Kişilerin Huzur
Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/918
- Karar No
- 2024/7073
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/578 E., 2021/383 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Yargıtay 18. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1 ve 52. maddeleri uyarınca 5.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Yargıtay 18. Ceza Dairesince verilen 05.03.2020 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 123/1 ve 62/1 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMUK'un 326/son maddesi gereğince aleyhe bozma yasağı gözetilerek hapis cezasının 3.600,00 TL adli para cezasına indirilerek bu şekilde infazına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri, katılanın mahkemeyi yanılttığına, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, katılanı defaatle cep telefonuyla aramak suretiyle katılana rahatsızlık verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargıtay 18. Ceza Dairesince verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda sanığın sübut bulan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan TCK'nın 61/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı nazara alınarak eylemine uyan TCK'nın 123/1 maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığa verilen cezadan yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle, TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hüküm kurulmuş olup, dosya kapsamında elde edilen deliller göz önüne alınarak, sanık hakkında yukarıdaki kanun maddelerinden başka lehe ve aleyhe kanun maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, TCK 50/1-a maddesindeki düzenleme nazara alındığında, kısa süreli hapis cezasını adli para cezasına çevirme hususunun mahkemesinin takdirinde olması sebebiyle Tebliğnamedeki fazla ceza tayin edildiğine ilişkin bozma içeren görüşe iştirak edilememiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.