Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6807 E. 2024/3141 K. – Trafik Güvenliği
Konu: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6807
- Karar No
- 2024/3141
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1270 E., 2022/1003 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2-3, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2021 tarihli ve 2020/1275 esas, 2021/467 sayılı kararına karşı sanık tarafından yapılan itiraz üzerine, bu defa duruşma açılmak suretiyle genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179/2-3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/09/2022 tarihli ve 2021/1270 esas, 2022/1003 karar sayılı kararının 14/09/2022 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30/10/2023 tarihli ve 94660652-105-55-5787-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13/12/2023 tarihli ve KYB-2023/119432 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13/12/2023 tarihli ve KYB-2023/119432 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 250/1. maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; ... 3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra), ..." şeklindeki, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile; 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olup, dava derdest iken Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği ve bu durumda sanığın lehine olan seri yargılama usulünün uygulanması gerektiği cihetle, kamu davasının durmasına ve dosyanın seri muhakeme usulü uygulanması bakımından soruşturma savcılığına gönderilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2-3, 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2021 tarihli ve 2020/1275 esas, 2021/467 sayılı kararına karşı sanık tarafından yapılan itiraz üzerine, bu defa duruşma açılmak suretiyle genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179/2-3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/09/2022 tarihli ve 2021/1270 esas, 2022/1003 karar sayılı kararının 14/09/2022 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. 2.İnceleme konusu hükümde, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olup, dava derdest iken Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği ve bu durumda sanığın lehine olan seri yargılama usulünün uygulanması gerektiği cihetle, kamu davasının durmasına ve dosyanın seri muhakeme usulü uygulanması bakımından soruşturma savcılığına gönderilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/09/2022 tarihli ve 2021/1270 esas, 2022/1003 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.