Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17984 E. 2024/9089 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17984
- Karar No
- 2024/9089
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/397 E., 2021/1400 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; nakil aracının müsaderesine ilişkin karar verilmemesine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz istemi; hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerini ödeyecek gücü bulunmaması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3.Sanık müdafiinin temyiz istemi; dava konusu kaçak cep telefonlarının gerçek değerinin uzman raporu ile belirlenmeyerek sanığa etkin pişmanlıktan yararlanma hakkı tanınmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün sanık lehine bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Kolluk görevlilerince 30.04.2014 tarihinde saat 06.15 sıralarında Mardin-Kızıltepe karayolu üzerinde icra edilen yol kontrolü sırasında, sanığın sürücüsü olduğu, temyiz dışı sanık Kadri Göçer'in bulunduğu araçta önleme araması kararı uyarınca yapılan aramada, toplam 381 adet kaçak cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında; cep telefonlarının kaçak olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun cihaz sorgulama raporuna göre ele geçen cep telefonlarının kaçak olduğu anlaşılmıştır. Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasındaki gümrüklenmiş değerin hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamasına uygun olduğu anlaşılmıştır. Sanığa etkin pişmanlık için suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının ihtar edildiği, sanığın ödeme gücü olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) ve 6455, 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanık hakkında lehe Kanun'un tespit edildiği anlaşılmıştır. Nakil aracı hakkında açılmış dava ve verilmiş temyize konu hüküm bulunmadığından katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracına yönelik temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır. Olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak eşyayı ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında, bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak; Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen suçun üst sınırının iki yıl olduğu gözetilerek; 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasına göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinde yer alan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19.08.2020 tarih ve 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, 5271 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a)Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b)Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; Etkin pişmanlık hükümleri açıkça anlatılarak, soruşturma aşamasında usulüne uygun şekilde ihtar yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili, sanık ile müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.