Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/43319 E. 2024/13831 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/43319
- Karar No
- 2024/13831
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ile katılan TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1.Bozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 2.Tebliğnamede uzlaştırma hükümlerinin ve basit yargılama usulünün uygulanması gerektiğinden bozma yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanın temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın kim olduğunu bilerek eylemini gerçekleştirdiğine, eylemin hem basit hakaret olarak kabul edilmesi hem de haksız tahrik altında işlenebileceğinin düşünülmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, bu nedenle sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan cezalandırılması gerektiğine yöneliktir. Sanığın temyiz isteği; bu olayda masum olduğuna, katılan olan sayın savcının dolandırıcı olduğunu sandığına, üzgün ve pişman olduğuna yöneliktir. III. GEREKÇE Sanık hakkında soruşturma aşamasında usulüne uygun olarak yapılan uzlaştırma teklifinin olumsuz sonuçlandığı ve bozma sonrasında katılanın 14.01.2021 tarihli duruşmada uzlaşmak istemediğini belirtmesi karşısında, uzlaştırma hükümlerinin yeniden uygulanması gerektiği yönündeki görüş ile, Anayasa Mahkemesi’nin 19.08.2020 tarihli iptal kararı sonrasında verilen hükümde Yerel Mahkemece duruşma açıldığı ve basit yargılama usulünün uygulanmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Sanığın savunmaları ve katılan beyanları ile 14.10.2014 tarihli mesaj tespit tutanağına göre sanığın atılı suçu işlediği, engel mahkumiyetinin bulunması nedeniyle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51. ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmaması yönünde Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 11.02.2020 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, sanığın kendisine mesaj atan kişilerin dolandırıcı olduğunu düşündüğü şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Nedeniyle karar hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ile katılanın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.