Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/6511 E. 2024/6677 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6511
Karar No
2024/6677
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/207 E., 2023/422 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. Maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince; davacının 2006 tarihinde gözaltına alındığını, davacının on yıldır yargılandığını, yargılamanın makul sürede yapılmadığını, 5271 sayılı CMK'nın 141/1-d bendi uyarınca 20.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; yargılama süresinin makul olmadığına, davanın kabul edilmesi gerektiğine, ilişkindir. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin eksik olduğuna, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacının talebinin 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde kalıp kalmadığı değerlendirilmiş, bu kapsamda madde metninde Kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişilerin maddi ve manevi her türlü zararlarını Devlet'ten isteyebileceklerinin düzenlendiği, bu düzenlemenin davacı hakkında tutuklama kararının verilmesi şartı ile birlikte arandığı, somut olayda tutuklamanın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. Maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 17.830,00 TL olduğu anlaşıldığından hükmün davalı ve davacı açısından kesin olmaması sebebiyle tebliğnamedeki davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddine dair düşünceye iştirak edilmemiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 5271 sayılı CMK'nın 142/9. maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, davalı lehine eksik vekalet ücretine hükmolunması, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hükmün ikinci (2.) fıkrası tamamen çıkarılarak yerine “5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak 4.800,00 TL nisbî vekâlet ücretinin davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6511, K. 2024/6677, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-6511-e-2024-6677-k-497c8778683c